Êzidî kadın heyeti: Artık Şengal’i oyunlara alet etmeyin

  • 12:15 25 Ekim 2020
  • Güncel
Medya Üren
 
MÊRDÎN - Êzidî Kadınlarla Yardımlaşma Ağı Yöneticisi ve Êzidî kadın heyetinde yer alan Zehra Xelef, Bağdat’ta gerçekleştirdikleri görüşmelere dair, “Kimse ‘savunma’ adı altında topraklarımıza gelmesin, kimse bizim irademiz dışında bizim hakkımızda karar almasın. Bugüne kadar birçok siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu ile görüşmeler gerçekleştirdik. Bu görüşmelerden şimdiye kadar olumlu tepkiler aldık. Bizlere destek veren konuşmalar yaptılar” dedi. 
 
Irak Merkezi Hükümeti ve Federe Kürdistan Hükümeti, 9 Ekim’de Şengal’e ilişkin bir anlaşma imzalamıştı. Anlaşma nedeniyle iki Êzidî kadın heyeti, Süleymaniye ve Bağdat’a giderek, görüşmeler gerçekleştirdi. Bağdat’a giden 15 kişilik heyetin temasları devam ediyor. Heyet, görüşmeler kapsamında birçok kurum, örgüt ve siyasi parti ile görüştü. Êzidî Kadınlarla Dayanışma Ağı Yöneticisi ve heyette yer alan Zehra Xelef anlaşmanın amacı ve Êzidîlerin tutumuna ilişkin ajansımızın sorularını yanıtladı.
 
* Şengal’in DAİŞ’ten kurtarılmasının ardından yeni bir sistem örüldü. Bu yeni sistemden söz eder misiniz? Burada örülen yeni yaşam sizce neden hedef oldu?
 
Bilindiği gibi 3 Ağustos 2014’te DAİŞ tarafından 73’üncü ferman gerçekleştirildi. O süreçte, Kürdistan Bölgesel Hükümeti Şengal’i sattı ve binlerce insanın katledilmesine neden oldu. Bundan sonra Êzidîler ayağa kalktı. Özgürlük hareketi savaşçılarının desteğiyle Şengal özgürleştirildi. Biz topraklarımızın özgürlüğü uğruna canımızı verdik. Bu kadar acı ve zulümden sonra özgürlüğün hakkımız olduğunu gördük.
 
Halkımızın çıkarlarını esas aldık
 
Biz burada artık yeni yaşam sistemini, özerkliğimizi kurduk. Kurulan komisyonlarla Şengal yönetiliyor. Eşbaşkanlık sistemi ve eşitlik çalışmaları toplumun çıkarları doğrultusunda esas alındı. Savunma, ekonomi ve siyaset alanında, yani yaşamın her alanında kendimizi örgütledik. Şengalli gençlerden oluşan savunma örgütleri YJŞ ve YBŞ kuruldu. Bu örgütlerin kuruluş amaçları belli: Tüm dış güçlere ve satılmaya karşı kalkan ve özsavunma gücü. Demokratik özerk sistem modeli burada kuruldu.
 
Êzidîlerin iradesini kırmak istiyorlar
 
Kendi çıkarları için Şengal üzerinde oyunlar oynayan güçler, artık burada hüküm süremeyeceklerini biliyorlar. Siyaset ve ekonomi alanında onlara fayda sağlamadı. Bu nedenle yeni sisteme karşı bir saldırı gerçekleştirildi. Yine Şengal, ticaret konusunda kaybetmek istemedikleri stratejik bir alan. Buda bunun için bir tehlikedir.  Bu nedenle burada oluşan iradeyi kırmak istiyorlar. Hiçbir zaman hedeflerine ulaşamayacaklar. 2014  yılında yaptıkları oyunlar tekrarlanmayacak. Şengal halkı buna izin vermeyecek.
 
* Hevlêr ve Bağdat arasında gerçekleşen anlaşmanın amacı nedir? Êzidî toplumu ve özellikle kadın üzerinde nasıl bir etki oluşturacak? 
 
Şengal halkı bir çok hukuksuzlukla yüz yüze kaldı fakat Bölgesel Kürdistan Hükümeti hiçbir zaman savunmadı halkı. Irkçılık dincilik saldırılarıyla karşılaştık. Her yönden saldırılar gerçekleştirdiler. Bizlerde tüm zorluklara rağmen özerkliğimizi kazandık çok bedel verdik. İnanmazdık tekrar Şengal üzerinde pazarlık yapacaklarını. Federe Kürdistan Bölgesi ve Irak hükümeti arasında anlaşma yapıldı. Êzidî halkının iradesi görülmedi. Bu anlaşmayla Êzidî halkını ortadan kaldırmak istiyorlar. Hayata geçirdiğimiz sistem özerk demokratik bir çerçevede yaşam sürmektir. Bu sistemi hedef aldılar. Şüphesiz ki bundan toplum ve özellikle kadınlar etkilenecek.
 
‘Kendimizi savuna biliriz’
 
Şengal halkının iradesinin görülmemesine karşın bizler de bir heyet oluşturduk. Bir süredir Bağdat’tayız ve bir dizi görüşmeler sağlıyoruz.  Her gün 2 görüşme sağlıyoruz. Devletin kurum ve kuruluşlarıyla görüşüyoruz. Özellikle Heşd-i Şabi, Irak milletvekilleri ve diğer siyasi ve savunma alanlarıyla görüştük. Aynı zamanda hukuki boyutta insan hakları savunucularıyla da görüşmelerimiz devam ediyor. Bizler de anlaşmaya karşı tepkimizi dile getirdik. Bizler Şengal halkının kimseye ihtiyacı olmadığını söyledik.
 
* Yaptığınız görüşmeler çerçevesinde yaklaşımlar nasıldı?
 
Görüşmeler şimdiye kadar iyi gitti. Zaten 3 önemli nokta üzerinde duruyoruz. Birincisi özerklik ve serbest irade. Bu noktalarda önemli ve olumlu sonuçlar aldık. Bizleri karşılayan siyasiler bizi konuşmalarıyla desteklediklerini söyledi. Aynı zamanda Bölgesel Hükümet iddia ediyor ki Şengal’e bir güç göndermeyeceklerini ve anlaşmada öyle bir amaçlarının olmadığını söylüyorlar. Bize göre de bu da kafada soru işaretine neden oluyor.
 
Êzidî toplumu her kırılmada daha çok güçleniyor. Mam Zekî’yi katlettiler Zerdeşt’i katlettiler. Buna karşılık daha çok bir birimize sarıldık ve güç aldık.Türk devletini saldırılarında göç eden halkımız topraklarına geri döndüler.  Bu anlaşma bizi yok etmek isteyenlerin isteği üzerine yapıldı. Saldırılar karşısında bir olmamız lazım. Halkımız topraklarına geri dönmeli. Şengal bizimdir kimseye vermemeliyiz.
 
*Kürdistan Parlamentosu vekilleri anlaşmaya karşı neden sessizliklerini koruyor? Yine Irak Parlamentosu vekillerinin yaklaşımını nasıl görüyorsunuz?
 
İmzalanan anlaşma siyasi ve ekonomiktir. Bu yüzden herkes çıkarına göre davranıyor. Onların sessiz kalmasına şaşırmadık açıkçası. Ama Şengal ne siyasi ne de pazarlık konusu yapılacak bir alan değil. Irak ve Kürdistan bölgesi parlamenterleri ne kadar sessiz kalırsa kalsınlar, dün olduğu gibi bugün de kendimizi savunabilir ve şehrimizi satmalarına izin vermeyeceğiz. Şehitlerimiz namusumuzdur. Bizler hiçbir zaman mücadelemizden geri adım atmayacağız. Êzidî toplumu olarak aslında onlara karşı tavrımızı ortaya koyuyoruz. Onların kirli oyunlarına izin vermeyeceğiz.
 
Çağrımız tüm güçleredir, bizler kendi toprağımız içinde başka bir güç istemiyoruz. Ne peşmergeyi ne Heşd-î Şabi, ne de başka bir sonuç. Kimse savuma adı altında topraklarımıza gelmesin. Bizler zaten kendimiz toprağımızı savunuyoruz. Biz bize yetiyoruz. Bizleri savunan YBŞ ve YJŞ var. İrademiz dışında bizler hakkında bir karar alınmasın ve anlaşma imzalanmasın. Artık Şengal’i oyun alanı ve pazarlık konusu yapmayın. Dünyaya sesleniyoruz; Bizler varız, Êzidîyiz ve buradayız. Toprağımızı bırakmıyoruz.