Dr. Çağla İzci: Açlık grevlerinin daha yıkıcı tahribatları olabilir

  • 09:08 28 Ocak 2021
  • Güncel
DİYARBAKIR - DTO Diyarbakır Yönetim Kurulu üyesi Çağla İzci, açlık grevi eyleminin önceki yıllarda yaşanan açlık grevlerine oranla daha büyük tahribatlar bırakacağını belirterek, “Bilinç yitimine neden olan ‘wernicke korsakoff’ hastalıklarının daha erken görülmesi bekleniyor” dedi.
 
PKK Lideri Abdullah Öcalan 22 yıldır İmralı’da ağırlaştırılmış tecrit altında tutuluyor. Türkiye ve bölge cezaevlerinde İmralı’daki tecrid ve cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin son bulması talebiyle 27 Kasım’da başlayan süresiz-dönüşümlü açlık grevleri ise 63’üncü gününde devam ediyor.
 
Tutsakların grev sürecinde ve sonrasında yaşayacakları sağlık problemleri ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Diyarbakır Tabip Odası (DTO) Yönetim Kurulu üyesi Çağla İzci, grevlerin biran önce son bulması çağrısında bulundu.
 
‘Açlık grevlerinin daha yıkıcı tahribatları olabilir’
 
Çağla, 2018 yılında 200 güne yakın süren açlık grevleri eyleminin tutsaklarda kalıcı tahribatlar yarattığını kayderek, bu tahribatlarda en çok karşılaştıklarının ise duyu kaybı olduğunu ekledi. 27 Kasım’da başlayan ve 63 gündür süren açlık grevlerinden endişe duyduklarını söyleyen Çağla, daha önce açlık grevine girmiş tutsakların kalıcı ve geri dönülmez rahatsızlıklar yaşayabileceğini belirtti. Çağla, “Su, tuz, şeker ihtiyacını gideren, daha önce hiç açlık grevine girmemiş, yaşı genç ve herhangi bir rahatsızlığı olmayan tutsaklarda, 40’ıncı güne kadar çok ciddi tahribatlar olmuyor. Lakin halihazırda tutuklular çok yakın bir tarihte açlık grevine girmişlerdi. Bu süreç devam ederse hastalıkların daha erken çıkabileceğini ve yıkıcı bir tahribata neden olacağını bekliyoruz. Öte yandan bilinç yitimine neden olan “wernicke korsakoff” hastalıklarının daha erken görülmesi bekleniyor” diye ifade etti.
 
‘Denge kayıpları yaşanabilir’
 
Açlık grevi eylemlerinin daha ağır bir şekilde devam edeceğini vurgulayan Çağla, “Normalde bir grevci eğer su, şeker, tuz ihtiyacını karşılıyorsa 60’ıncı gününe daha rahat bir şekilde girebilir. Ancak sürekli açlık grevlerine giren bir eylemci 60’ıncı günlerde ani kalp krizleri yaşayabilir. Denge kayıpları yaşayabilir. Bu tür problemlerin önümüzdeki süreçlerde daha yoğun bir şekilde yaşanacağını öngörebiliyoruz” dedi.
 
‘Günlük muayeneler mutlaka yapılmalı’
 
Cezaevlerinde bulunan hekimlerin açlık grevleri konusunda daha hassas yaklaşması ve bilgilendirme metinlerini hazırlaması gerektiğini hatırlatan Çağla, olası ihtimalde açlık grevlerinin uzaması durumunda ne tür sorunlar ile karşı karşıya kalacaklarına dair tutsakların bilgilendirilmeleri gerektiğini ifade etti. Çağla, “Greve giren bir tutsağın mutlaka bir refakatçisi olması gerekiyor. Hücre gibi tecrit bir durumunun asla olmaması gerekiyor. Günlük muayeneler mutlaka yapılmalı. Grevciler mutlaka günlük 1 buçuk litre su tüketmeleri gerekiyor. B Vitamini almalılar. Açlık grevlerini izleme heyetlerinin cezaevlerine girişleri engellenmemeli. Pandemiden kaynaklı grevcilerin hayatı iki kat tehlikeye giriyor” sözlerine yer verdi.
 
‘Taleplere karşı duyarsız kalınmamalı’
 
Hekimler ve meslek odası olarak “sağlıktan ve özgürlükten tasarruf edilemez” dediklerinin altını çizen Çağla, tutsakların taleplerinin yerine getirilerek grevlerin son bulmasını talep ettiklerini vurguladı. Çağla son olarak şunları ekledi: “Taleplere karşı duyarsız kalınmamalı. Tutsakların klinik açıdan hiçbir zorlanmaya maruz bırakılmadan, talepler konusunda uzlaşılması ve insan onurunu zedelenmeden grevlerin son bulmasını talep ediyoruz.”