Ayşe Gökkan tutuklama kararına tepki: Karardan geri dönülmeli

  • 09:15 28 Ocak 2021
  • Güncel
DİYARBAKIR - Ayşe Gökkan hakkında tutuklama kararı verilmesini değerlendiren kadınlar, kararın hukuki olmadığını alınan karardan dönülmesi gerektiğini söyleyerek, “Ayşe Gökkan şahsında kadın mücadelesine darbe vurulmak isteniyor” diye belirtti. 
 
Tevgera Jinên Azad (TJA) Sözcüsü Ayşe Gökkan hakkında “örgüt yöneticisi olmak” ve “örgüt üyeliği” iddiasıyla açılan davanın duruşması dün Diyarbakır 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme heyeti, Ayşe’ye yönelik dosya kapsamındaki somut delilleri ve duruşmaya gelmeyip savunmadan kaçtığını, üzerine atılı suçlamalarla ilgili kuvvetli suç şüphesi olduğunu gerekçe göstererek, hakkında tutuklama kararı verdi. Verilen tutuklama kararının ardından dün akşam evine baskın düzenlenen Ayşe, polisler tarafından gözaltına alındı.
 
Ayşe’nin bugün mahkemeye çıkarılması bekleniyor.
 
Ayşe hakkında verilen yakalama kararına TJA sosyal medya üzerinden yaptığı yazılı açıklama ile tepki gösterirken, kadınlar da tutuklama kararını kınadı.
 
‘Kürt kadın mücadelesi teslim alınamaz’
 
Ayşe Gökkan şahsında kadınların iradesinin kırılmak istendiğini söyleyen Beritan Önen, kadının siyasetteki yerinin yok edilmek istendiğini ancak bu tür saldırılar ile kadın mücadelesinin sekteye uğratılamayacağını vurguladı. İktidarın Kürt kadınlarının güçlenmesini istemediğini ve bununla beraber çalışmalarına izin verilmediğini belirten Beritan, “Sistem kadın şahsında tüm toplumu yok etmek istiyor. Çünkü sistem toplumun inşasının kadına bağlı olduğunu biliyor. Bu nedenle Kürt kadınlarına yönelik saldırı gerçekleştiriyor. Bizler bir kez daha belirtiyoruz, Kürt kadının mücadelesi teslim alınamaz ve yok edilemez. Çünkü biz kadınların mücadelesi haklı bir mücadeledir” ifadelerine yer verdi.
 
‘Verilen karardan derhal vazgeçsinler’
 
Sakine Cansız’dan bugüne Kürt kadın mücadelesinin hala sürdüğünü ifade eden Beritan, bundan sonra da mücadelenin devam edeceğini ve mücadelenin daha da büyüyeceğini kaydetti. Beritan, “Bizler TJA aktivistleri olarak bu karardan derhal vazgeçmeleri gerektiğini belirtiyoruz. Tutuklu bulunan kadın siyasetçilerin de biran önce serbest bırakılmalarını istiyoruz. Biz bu mücadeleye sahip çıkıyoruz. Hiçbir saldırıyı kabul etmiyoruz, saldırılara karşı her zaman alanlarda olmaya ve mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.
 
‘Muhalif kesimlerin önüne engeller çıkarılıyor’
 
Geçmişten bugüne kadar demokratik siyaset yürüten herkesin önüne çeşitli engeller çıkarıldığını kaydeden TJA’lı Zelal Bilgin, şuan yürütülen politikaların geçmişten bağımsız olmadığını ve muhalif bütün kesimleri susturan kafatasçı bir zihniyetle karşı karşıya olduklarını söyledi. Zelal, “2013 yılında Nusaybin-Qamışlo sınır hattına örülmek istenen duvara karşı ölüm orucu başlatmış ve o duvarın örülmesine engel teşkil etmiş bunun yanında Türkiye’yi büyük bir utançtan kurtarmış bir kadın aktivisten bahsediyoruz. Şuan bu kadın yargılanmak isteniyor. Erkek egemen zihniyetin ortaya koyduğu bu pratik köleci dönemden çok farklı değil” şeklinde ifadelerde bulundu.
 
‘Hukuk politik etki altındadır’
 
Ayşe Gökkan’ın defalarca gözaltına alındığını ve hakkında sayısız soruşturmaların açıldığını hatırlatan Zelal, tüm bu baskılara rağmen Ayşe’nin hala demokratik siyaset yürütmeye çalıştığını belirtti. Mahkemenin verdiği kararla hukukun girdaba girdiğine işaret eden Zelal, “Adil yargılanma hakkının olmadığı anlaşılıyor. Böylesi bir karar bütün kadın aktivistlere ve kadın örgütlerine bir gözdağıdır. Kadınlar olarak çok güçlü bir muhalif çizgide yer alıyoruz. Bundan kaynaklı da mücadelemiz sekteye uğratılmaya çalışılıyor. Hukuk politik etki altındadır. Mahkemenin verdiği karar siyasidir. Verilen kararın hukuksuzluğu er ya da geç ortaya çıkacaktır.  Bu koşullarda verilen hiçbir kararı kabul etmiyoruz. Her zeminde bunun mücadelesini yürütmeye devam edeceğiz” diye kaydetti.
 
‘Verilen karar keyfidir’
 
“Ayşe Gökkan şahsında kadın mücadelesine bir darbedir” diyen Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) il Eşbaşkanı Sevval Gülmez, AKP-MHP iktidarının kendi gibi düşünmeyen herkesi cezalandırma ve yok etme yöntemine başvurduğunu ifade etti. Sevval, mevcut sistemin kadını sadece eve hapsetmeye yönelik politikalar geliştirdiğini söyleyerek, “Her ev bir kadın hapishanesine dönüşmüş durumda. Bizler de kadın hareketi olarak, verilen tutuklama kararının hukuki olmadığını biliyoruz. Bu karar keyfidir. Bu kararla meşru hukukta ortadan kaldırılmış oluyor. Kadınlar cezalandırma yöntemi ile karşı karşıyadır. Bu şekilde ne ülke yönetilir ne de insanlar bir arada tutulur. Biz verilen kararı net bir şekilde kınıyoruz. Ayşe Gökkan biz kadınların onurudur. Mücadelemize devam edeceğiz” vurgusunu yaptı.