‘Depremin yaşandığı bölgede halk kaderine terk edilmiş’

  • 12:49 23 Şubat 2021
  • Güncel
VAN - Başkale ilçesinde meydana gelen depremin birinci yıl dönümüne ilişkin basın toplantısı gerçekleştiren TMMOB, halkın kendi kaderine terk edildiğine dikkat çekti. TMMOB ayrıca, depremin meydana geldiği bölgeye ilişkin çözüm önerilerini sıraladı.
 
İran’ın Xoy kentinde 5.9 şiddetinde meydana gelen depremde Van’ın Başkale ilçesinin Özpınar, Gelenler, Güvendik ve Kaşkol mahallerinde 10 kişi yaşamını yitirmişti 64 kişi ise yararlanmıştı. Depremin birinci yıl dönümü ve deprem bölgesinde yaptıkları son gözlemlere ilişkin Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği (TMMOB) Mimarlar Odası’nda basın toplantısı gerçekleştirdi. Açıklamayı Mimarlar Odası Başkanı Barış Kartal yaptı. 
 
‘137 konteynerden 50’si aktif’
 
Geçtiğimiz günlerde TMMOB’un Van İl Koordinasyon Kurulu olarak, bölgeye yeniden ziyaret gerçekleştirdiklerini belirten Barış, depremin hissedildiği Özpınar Mahallesi’nde konteynır kentlerin kurulduğunu, 137 adet konteynerden sadece 50 tanesinin aktif olarak kullanıldığını belirtti.  Güvendik, Gelenler ve Kaşkol mahallerinde toplu konteynerlerin kurulmadığını ama her evin önünde konteyner ve çadırların kurulduğunu ifade eden Barış, “Konteynerlerde yaşayan halk, çadırlarda ise hayvanlarını barındırmaktadır. Yerleşim yerlerinin tamamında hasar tespit çalışmaları tamamlanmış, ağır hasarlı olarak tespit edilen ya da yıkılan ev, ahırların birçoğunun enkazı kaldırılmıştır. Deprem Kalıcı Konutları için yer tespiti ve ihalesi yapılmış olmasına rağmen aradan geçen 1 yıl içerisinde inşaatına başlanmamıştır” dedi. 
 
‘Halk bir nevi kaderine terk edilmiş’
 
Depremden zarar gören yerleşim alanlarından biri olan Özpınar Mahallesi’nde 35 ailenin zorunlu olarak göç ettiğinin 68 hanenin ise maddi imkansızlıklardan dolayı konteyner kentte ya da hasarlı evlerde yaşadığını ifade eden Barış, devamında şöyle konuştu: “Deprem tarihi itibariyle 1 ay düzenli olarak yemek dağıtımı olmuş, gıda ve ihtiyaçlar karşılanmış, 3 ay boyunca ekmek dağıtımı yapılmıştır. Bu sürelerden sonra herhangi bir yardım yapılmamış, ekmek dağıtımı kesilmiş, gıda ve yemek yardımı durdurulmuştur. Bölgede yaşayan halk bir nevi kendi kaderlerine terk edilmiştir. Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından depremde telef olan hayvanlar tespit edilmiş, kayıtları tespit edilen hayvanlar için çiftçilere ödemeler yapılmıştır. Kaydı bulunmayan hayvanlar için çiftçiler talep etmelerine rağmen, talepleri kabul edilmeyip, telef olan kayıtsız hayvanlar için herhangi bir ödeme yapılmamıştır.”
 
‘Olayların afete dönüşmesi önlenememiştir’
 
Sadece deprem sonrası hazırlığı öngören “yara sarma” politikaların iflas ettiğini ve deprem sonrası “kâr ve rant” odaklı piyasa mekanizmasına teslim edilen planlama ve imar anlayışını pekiştirecek uygulamaların halen devam edildiğine dikkati çeken Barış, “Israrla sürdürülen bu plansız ve kendiliğinden kentleşme politikaları nedeniyle, ülkemizin farklı yerlerinde yaşanan her yeni deprem acıları yeniden yaşatsa da, hatalı yapılaşma politikalarının yanlışlarını açıkça gösterse de başta deprem olmak üzere doğal olayların afete dönüşmesi önlenememiştir” diye belirtti.  
 
Barış, çözüm önerilerini ise şöyle sıraladı:
 
“*Bölgede bir an önce depremde yıkılan ve ağır hasarlı olarak tespit edilen yapılar için yapı sahiplerine teslim edilmek üzere Kalıcı Konut İnşaatı’na başlanmalı, konteyner kent ve çadırlarda yaşamlarını zorluklarla sürdüren halkımızın barınma ihtiyacı kalıcı olarak çözüme kavuşmalıdır.
 
 *Deprem zararlarını en aza indirmek için; Mühendislik biliminin gerekleri dikkate alınmalı, zemin ve temel etüt raporları standartlara uygun yapılmalı, Riskli Alanlar İmar’a açılmamalı, bilimsel normlara dayalı yer seçimi yapılmalı, İmar Planı’na altlık teşkil eden Jeolojik-Jeofizik-Jeoteknik etütler yapılmalı, ada ve parsel bazlı tüm yapılaşmalarda Mühendislik hizmeti almayan hiçbir uygulamaya ruhsat verilmemelidir.
 
 *Kamu ve toplum yararını esas alan bütüncül planlama yaklaşımı benimsenmelidir.
 
 *Kısa vadeli rant ve siyasal çıkarlar uğruna kentlerimizi bir rant alanı olarak gören parçacıl ve projeci planlama yaklaşımları sona erdirilmelidir.
 
 *Geçmişte birçok yıkıcı deprem yaşayan kentimiz için Deprem Master Planı hazırlıklarının ivedi olarak yapılması ve uygulamaya sokulması gerekmektedir.
 
 *Kentimizde 2011 yılı öncesi inşa edilen binaların deprem dayanıklılık durumlarının kontrol edilmesi gerekmektedir. 2011 Van Depremi’nde ağır ya da orta hasarlı olarak tespit edilmiş ve henüz güçlendirme işlemleriyle birlikte yıkımı gerçekleşmemiş binaların elektrik, su, doğalgaz aboneliklerinin sonlandırılarak, binaların aktif olarak kullanımları engellenmelidir.”