Yaşam savunucuları yeniden ‘iklimi değil sistemi değiştir’ diyecek

  • 12:47 24 Eylül 2020
  • Güncel
Melike Aydın
 
İZMİR - Pandemi öncesinde olduğu gibi pandemi sonrasında da hiçbir önlemin alınmadığını dile getiren iklim Grevi aktivisti Rana Yılmaz iklim krizi karşısında herkesin omuz omuza vermesi gerektiğini söyledi.
 
Geçen yıl 25 Eylül’de Türkiye ve dünyanın birçok kentinde Fridays for Future (Gelecek İçin Cumalar / FFF) hareketinin başını çektiği İklim Grevleri ile 7,6 milyon insan, iklim krizine karşı hükümetlerin somut adımlar atmaları talebiyle sokağa çıkmıştı. Bu büyük eylemin ardından Nisan ayı içerisinde yapılması planlanan küresel iklim grevleri koronavirüs (Covid-19) pandemisi nedeniyle online olarak devam etti. Fridays for Future Türkiye ve Sıfır Gelecek kampanyası vesilesiyle “İklimi değil sistemi değiştir” çağrısını bu yıl da yineleyerek yarın 18.00’da İzmir Gündoğdu Meydanı’nda oturma eylemi, 19.00’da da Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde basın açıklaması düzenleyeceğini duyurdu. 
 
Pandemi öncesinde olduğu gibi sonrasında da iklim krizine dönük hiçbir adımın atılmadığını dile getiren Antikapitalist’lerden Rana Yılmaz iklim krizi için herkesin omuz omuza vermesi gerektiğinin altını çizdi.
 
'Pandemi öncesinde dünyanın her yerinde eylemlilikler vardı'
 
Antikapitalistler olarak son iki yılın daha öncesine dayanan küresel İklim Grevi direnişinin içinde yer aldıklarını dile getiren Rana Yılmaz, 2 yıldır yaşam savunucusu Greta Thunberg’in katkısı ve çocukların okul grevine başlamasıyla dünyada eylemliliklerin başka bir boyut kazandığını ifade etti. Yeni nesillerin geleceğinin gaspedilerek kapitalizmin hırslarıyla kontrol altına alınmaya çalışıldığı bir tablonun mevcudiyetine işaret eden Rana, “Sadece insanlık değil canlılığın yok olma tehlikesi var. 2019’da her yerde isyan dalgaları vardı, her gün eylemler yapılıyordu. Türkiye’de bunu çok yaşamadık. 3 aya yakın İstanbul ve izmir’de FFF (Fridays For Future) ile küresel eyleme katılmış olduk. Ama dünyada her yerde başlayan grevlerdi. Üzerine pandemi geldi ve şimdi bu havayı alamıyoruz” sözlerini kullandı. 
 
'Hiçbir adım atılmadı, atılmıyor'
 
Pandeminin iklim krizinin ve endüstriyel tarım gibi uygulamaların sonucu olarak ortaya çıktığını, pandemiye yol açan virüsün ne ilk ne de son olacağını ifade eden Rana, krizin önlenmesine dönük pandemi sonrasında da hiçbir önlem alınmadığını söyledi. Sokağa çıkma yasaklarının olduğu günlerde karbon emisyonunun azalmasıyla denizlerde ve havada temizliğin gözle görülebildiğini hatırlatan Rana, “Oysa o kadar büyük bir katliam var ki doğaya yönelik, bizim bir aylık esnetme bile doğanın kendine gelmesi açısından ufak ama kocaman bir adımdı. Ama kısa süre sonra işçiler fabrikalar çağırıldı. Her zamanki gibi kapitalist çarklar dönmeye ve karar alıcılar kendi çıkarlarına uygun ve halkı hiçe sayan kuralları yaptırımlarıyla geri döndü. Şu an herhangi bir adım yok, pandemi öncesinde de pandemi de de sonrasında da olmadı. Bizler adım atılsın diye bir şeyler yapıyoruz” dedi. 
 
İklim krizini politikacıların yanlış kararları ortaya çıkarıyor
 
Dünya çapında yapılan küçük eylemlerin önemsiz gösterildiği, ‘siz mi bu dünyayı düzelteceksiniz, farklı enerji türleri var onları kullan’ gibi bireysel tepkilerle karşılaşıldığını ancak amaçlarının karar alıcıları doğruya yönlendirmek olduğunu kaydeden Rana, “İzmir’de 4 buçuk milyon insan var. Herkes tasarrufa gitse bile bu tasarruftan elde edilen suyu Aliağa’da Petkim bir haftada harcıyor. Bu halka ait bir sorun değil sadece. Bu politikacılara ‘bu kararları alın bu sistemi değiştirin’ demek istiyoruz. ‘İklimi değil sistemi değiştirin’ diyoruz. Kapitalist sistem kar odaklı çalışıyor. İklim birden değişmeyecek herhangi maddi güce sahip olanlara bir şey olmayacak. Yavaş yavaş başlayacak kuraklık. İlk olarak da fakirler etkilenecek. İklim mültecileri oluşmaya başladı bile. Bütün dünya sosyal iklim açısında kaosa girecekken geriye politikacılar, kapitalistler geriye kalacak. Bu da onları çok etkilemeyeceği için umurlarında değiliz” diye ifade etti.
 
'Herkes omuz omuza vermeli'
 
Dünya ile beraber hareket edeceklerini, daha fazla karar alıcıyla iletişime geçeceklerini, sokak ayağını eksik bırakmayacaklarını dile getiren Rana, pandemi nedeniyle uzun süren hazırlıkların sonrasında pandeminin çıkmasıyla geçen yıl grevin dijital ortamda yapılmasının hayal kırıklığı yarattığını ancak online grevlere alışmaya çalıştıklarını sözlerine ekledi. Farklı siyasi kurum ve kuruluşlarla da ortaklaştıklarını söyleyen Rana, “İklim krizi din, dil, siyasi yapı tanımıyor. Ortaklaşabildiğimiz sorunlar çerçevesinde hep beraber omuz omuza savunmalıyız. Geçen yıl 10 kuruluşla birlikte düzenledik. Elimizden geldiğince mücadeleyi birleştirmek istiyoruz” şeklinde konuştu.
 
Farkındalık yaratacak performanslar sergilenecek
 
Türkiye’de kitlelerin sokaktan korktuğunu ancak birçok ülkede geniş kitlelerin sokaklara çıktığını belirten Rana, sokağa çıkılması gerekliliğinin altını çizerek belediyelerle görüştüklerini, faklı karar alıcılarıyla da görüşmeye çalıştıklarını dile getirdi. Rana, yarınki eylem için çağrı yapmakla beraber katılmak isteyenlerin maske ve mesafeyi koruyarak destek verebileceklerini  söyledi. Rana, ayrıca yarın yapılacak  basın açıklamasında iklim krizine dikkat çeken sürpriz performanslar sergileneceğini ekledi.