Bitmeyen yas, iki kutuya sığdırılan anılar…

  • 09:06 29 Eylül 2020
  • Güncel
Safiye Alağaş
 
DİYARBAKIR - Sur’da 2015 yılında katledilen Helin Şen’in annesi Nazmiye Şen, kızı yaşamını yitirdiğinden bu yana siyah giyiniyor. Kızından kalan eşyaları iki küçük kutuya sığdıran Nazmiye, mahkemenin yargılamayı durdurma kararına ise isyan etti.
 
Diyarbakır'ın Sur ilçesinde uygulanan sokağa çıkma yasağının devam ettiği 12 Ekim 2015 tarihinde ekmek almaya giden 12 yaşındaki Helin Hasret Şen, Kobra tipi zırhlı araçtan açılan ateş sonucu katledildi. Olaydan sonra sanık Abdullah E.hakkında “Taksirle ölüme neden olmak” suçuyla dava açıldı. Yargılama Diyarbakır 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde (ACM) görülürken, 24 Eylül günü davanın 4'üncü duruşmasında mahkeme heyeti sanık polis Abdullah E. hakkında soruşturma izni alınmadığı gerekçesi ile yargılamayı durdurma kararı verdi.
 
Bitmeyen yas…
 
Helin’in annesi Nazmiye Şen, kızını kaybettiğinden bu yana siyah giyiniyor. Helin’in katledilmesinin ardından 5 yıl geçse de Nazmiye, yas tutmaya devam ediyor. Adalet yerini bulana kadar siyah giymeye devam edeceğini belirten Nazmiye, “Ne zaman ki kızımın katili ceza aldı, o zaman beyazlar giyeceğim" diyerek yaşadığı acıyı dile getirdi.
 
Helin'in birkaç tişörtünü, Galatasaray forması, birkaç tane saç tokası ve ondan geriye kalan gazete kupürlerini iki küçük kutuya sığdıran Nazmiye, "Kızımdan geriye kalan bunlar. Futboldan anlamazdı, ama Galatasaray takımını tutardı. Formasını hiç üzerinden çıkarmazdı. Bana evlat acısı yaşattılar" diye belirtti.   
 
'Psikolojik olarak bizi yıkmaya çalışıyorlar'
 
Mahkemenin yargılamayı durdurma kararı vermesine tepki gösteren Nazmiye, davanın olaydan 4 yıl sonra açıldığına da dikkat çekti. Nazmiye, "O kadar aradan sonra açılan bir davanın durdurulmasına anlam veremiyoruz. Davanın durdurulmasını kınıyorum. Psikolojik olarak bizi yıkmaya çalışıyorlar. Biz mücadelemizden de asla vazgeçmeyeceğiz. Avukatlarımız bir üst mahkemeye itirazda bulunacak. Dosyayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne kadar taşıyacağız. Davanın açılması için çok uğraştık. Bütün deliller olmasına rağmen dava 4 yıl sonra açıldı. Çok zor süreçlerden geçerek biz bu mahkemeyi açtırdık” diyerek vazgeçmeyeceklerine vurgu yaptı.
 
'Yargıya, adalete, vicdana, imana sığmıyor'
 
Bu kararın beklenmedik olduğunu söyleyen Nazmiye, "Uzun bir süreç olacağını, bizi yıpratan bir süreç olacağını düşünüyordum. Fakat böyle bir kararı beklemiyordum. Biz ertelenmesini bekliyorduk. Kısa süre içerisinde ceza verileceğini düşünmüyorduk. Helin annesinin, babasının gözbebeğiydi. Küçücük bir çocuğu öldürdü. Şimdi de kendi görevinin başında hayatına devam ediyor. Bu insanlık dışı bir şey. Bu ne yargıya, ne adalete, ne vicdana, ne imana sığıyor” sözlerine yer verdi.
 
'Yokluğuna alışamadık'
 
Bir annenin evladını kaybetmesinin çok zor olduğunu vurgulayan Nazmiye, kendisi ve çocuklarının psikolojik olarak çok yıprandığını dile getirdi. Maddi ve manevi olarak kötü süreçlerden geçtiklerini ifade eden Nazmiye, "Psikolojik tedavi görmek zorunda kaldık. Sinir damarımdan ameliyat oldum. İki yıl yürüyemez haldeydim. Eşimde tansiyon ve şeker hastalığı çıktı. O süreçten sonra toparlanamadık. Onun yokluğuna alışamıyoruz. Evladını kaybeden bir anne yarımdır. 10 Ekim’de ben kızımı kaybettim. Kızımla beraber bir yanımı da toprağa verdim. Dünyaya olan hevesimi, inancımı kızımla kaybettim. Kalan diğer yanımı da diğer çocuklarıma ayırdım. Benim kalan diğer yanım nefes alana kadar ben mücadelemden vazgeçmeyeceğim" dedi. 
 
Kızına olan özlemini, "Ne kadar üzülürsen üzül. Ne kadar derdin olursa olsun evladının bir gülümsemesi ile her şey unutulur" şeklinde dile getiren Nazmiye, "Helin hayat doluydu. Her zaman gülerdi. Yaşlılara yardım etmeyi severdi. Kızımın yeri her zaman farklıydı. İlk göz ağrımdı" diye belirtti.
 
'Cezalandırılmadıkları için bu kadar rahat öldürebiliyorlar'
 
Davadan bir beklentisinin olmadığının altını çizen Nazmiye, böylesi davaların nasıl kapatıldığını çokça gördüklerini hatırlattı. Bütün delillere rağmen faillerin cezalandırılmadığını söyleyen Nazmiye, "Cezalandırılmadıkları için o kadar rahat öldürebiliyorlar. Eğer ceza verilseydi kimse böyle bir şey yapamazdı. Er ya da geç adalet yerini bulacaktır. Eğer bu cezasızlık politikası kalkarsa hiçbir gencimiz, çocuğumuz bu kadar rahat öldürülmeyecektir. Cezasızlık politikasına son verilmesini istiyoruz" ifadelerini kullandı.
 
‘Yalnız kalıyoruz’
 
Nazmiye dava için dayanışma çağrısında bulunarak şunları söyledi: "Helin’in davasına ses olun. Mezarda yatan çocuklarımızın sesine ses olun ki bir daha kimse ölmesin. Kızım için adalet istiyorum. Herkesin bu süreçte yanımda olmasını, davasına sahip çıkmasını istiyorum. Duruşmalarımız sahiplenilmiyor. Bizim için çok üzücü ve yıpratıcı oluyor. Yalnız olmadığımız söyleniyor ama hep yalnız kalıyoruz.”
 
'Hiç mi vicdanın sızlamıyor?'
 
Helin'i katleden Abdullah E.'ye seslenen Nazmiye, "Hiç mi vicdanın yok? Küçücük kızımı öldürdün. Benim kızımı dünyadan kopardın. Hiç mi vicdanın sızlamıyor? Kızımı öldürdükten sonra nasıl olur da rahat dolaşabiliyorsun? Ailenle vakit geçirebiliyorsun. Ben senin kim olduğunu bilmiyorum, fakat adaletin er ya da geç geleceğini de biliyorum. Bu dünyada da ahrette de her iki elim yakanda olacaktır. Ben davamdan da vazgeçmeyeceğim" diye konuştu.