Veli-Der Başkanı: Büyük bir kesim eğitimin dışında

  • 09:03 1 Ekim 2020
  • Güncel
ANKARA - Uzaktan eğitimin eksikliklerini değerlendiren Veli-Der Ankara Şube Başkanı Hülya Deren Deveci, “Büyük bir kesim var ki şu anda eğitimin dışında kalmış. Bu durumun çok acil bir şekilde çözülmesi gerekiyor. Toplumun bir kesimi yok sayılıyor, görülmüyor” uyarısında bulunarak Bakanlığı göreve çağırdı. 
 
Pandemi nedeniyle öğrenciler uzaktan eğitime 31 Ağustos'ta başladı. Öğrencilerin uzaktan eğitim almalarını sağlayan Eğitim Bilişim Ağı (EBA) TV sistemi son zamanlarda tamamen kullanılamaz hale geldi, öğrenciler ve öğretmenlerin ciddi sorunlar yaşamasına neden oldu. Uzaktan eğitimdeki çözümsüzlük, çocukların yaşadığı olumsuzluklar, eğitime ulaşamayan kesimlerin görülmemesi, Milli Eğitim Bakanlığı’nın(MEB) pasif kalması ve velilerin endişelerini, Veli-Der Ankara Şube Başkanı Hülya Deren Deveci değerlendirdi.
 
‘Tüm adımlar hesaplanmalı’
 
Toplumdaki tüm insanlar gibi çocukların da bu süreçten çok olumsuz etkilendiğini belirten Hülya, “Çocuklar dışarıda parkta oynamak istiyorlar, okula gitmek istiyorlar, okullarını özlüyorlar. Bu ortam içerisinde psikolojileri sarsıldı. Ebeveynler kapalı bir ortamda tutmaya çalışıyorlar. Bu durum çocuklarda ciddi travmalara yol açtı. Birinci sınıflar okula başladı tabii; bu olumlu bir şey ama bütün her şeyin hazırlıklı olduğunu düşünerek olumlu olduğunu söylüyoruz. Yüz yüze eğitim vazgeçilmez bir eğitimdir. Ama bütün koşulların hazır edilmesi koşuluyla. Okuldan çıkıştan okula varışa, okuldan tekrar çıkış ve eve gelişe kadar bütün adımlar hesaplanmalıdır” ifadelerini kullandı.
 
‘Farklı platformlarda devam eden eğitim sürecinin resmiyeti yok’
 
Eba TV’ye son zamanlarda ulaşımın neredeyse sıfırlandığını ifade eden Hülya, bu nedenle öğretmenler ve velilerin ciddi sorunlarla karşı karşıya kalarak farklı platformlardan eğitim sürecini sürdürmeye çalıştığını aktardı. Hülya, “Böyle olunca okul yöneticileri öğretmenlere farklı platformlardan derslerini işlemeleri konusunda telefonlar geldi. Zoom gibi platformlardan dersler bir şekilde yürütülmeye çalışılıyor. Öğretmenlerin büyük çabaları ve fedakarlıklarıyla bu iş yürüyor. Çünkü bir resmiyeti yok. Pek çok soru işareti var hem öğrenciler için hem de öğretmenler için. Herhangi bir resmi yazı çıkmış değil ama bu şekilde yapılıyor. Öğrenciler evde erişim sağlayamıyor” şeklinde konuştu.
 
‘Toplumun bir kesimi yok sayılıyor’
 
Hülya, eğitime ulaşabilecek çeşitli araç gereçleri olmayan çocukların da olduğunu ve eğitimden faydalanması gerekirken eğitimden tamamen uzak kaldıklarının altını çizdi. Bu nedenle çocuklar arasında büyük bir eşitsizlik yaşandığını belirten Hülya, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şu ana kadar uzaktan eğitimi hiç görmeyen çocuklar var. Kırsal kesimde yaşayan çocuklar, sosyo-ekonomik düzeyi yetersiz olan ailelerin çocukları hiçbir şekilde erişemiyor. Hatta televizyondaki yayınlara bile erişemeyen çocuklar var. Dolayısıyla büyük bir kesim var ki şu anda eğitimin dışında kalmış durumda. Bu durumun çok acil bir şekilde çözülmesi gerekiyor. Toplumun bir kesimi yok sayılıyor, görülmüyor. Mevsimlik tarım işçisi çocuklar var, kırsal kesimli çocuklar var, dezavantajlı, engelli çocuklar var bunlara özel bir çalışma yapmak gerekiyor. Pandeminin üzerinden 6 ay geçmesine rağmen MEB’in ne yazık ki böyle bir çalışmasını görmüyoruz.”
 
‘Ek bütçe ile kısa sürede çözüm üretilebilir’
 
Hülya, “Bir zamanlar Fatih Projesi vardı, okullara pek çok tablet geldi, akıllı tahtalara geçildi. Bu tabletlere ne oldu? Tabletler şu anda çocuklara dağıtılmıyor, laptop verilmiyor. Bu çok zor bir şey değil, MEB gibi bir kurum ek bütçeyle bunu çok rahat yapabilir. Bakanlığa ek bütçe verilerek bu sorun kısa sürede çözülebilir. Ama çözülmüyor ya da tercih farklı, şaşkınlık verici bir şey” diye ekledi. 
 
‘Bakan şeffaf olmalı’
 
Geçen haftalarda EBA TV’nin çökmesi üzerine Milli Eğitim Bakanının “Bu bizim için olumlu demek ki çok talep var” açıklamasına tepki gösteren Hülya,  bakanın şeffaf olması gerektiğinin altının çizdi. Hülya, “Bu açıklamalar bir şeylerin üstünü örtmek gibi geliyor açıkçası. Bunu açıklığa kavuşturulması gerekiyor. Velilerin de öğrencilerin de rahatlamaya ihtiyacı var. Belki bu doğrultuda eğitim sendikaları yani bizler bu işten anlayanlar katkı sağlayacaktır,  yol gösterici olacaktır. Çözülemiyorsa başka yerden bu işin ehli insanlardan yardım da alınabilir” dedi. 
 
‘Çözüm yolları üretilmeli’
 
Yaz döneminde eğitim verme konusunda farklı çözüm yolları üretilmesi gerektiğini söyleyen Hülya, “Ülkemiz sıcak bir ülke, o yüzden açık alanlarda da ders yapılabilirdi, bütün öğretmenler bunun için gönüllü çalışabilirdi. Fakat Milli Eğitim Bakanlığı bu çalışmaları yapmayınca şimdi en azından atıl durumda bulunan pek çok kamu binasını sınıflara dönüştürebilir, prefabrik yerler açabilir. Bir an önce bütün hijyen önlemleri alınarak her okula bir sağlık görevlisi, doktor hemşire atayabilir. Her türlü şey hazır olabilir. Ama hazır olmadığını görüyoruz. O yüzden veliler olarak kaygı içerisindeyiz” şeklinde konuştu. 
 
‘Eşitsizlik son bulsun’
 
Velilerin endişelerinin ortadan kaldırılması gerektiğini belirten Hülya, yüz yüze eğitimin hayati olduğunu bu yüzden bütün önlemler alındıktan sonra yüz yüze eğitime geçilmesi gerektiğini kaydetti. Hülya, “Hazırlıkların bir an önce tamamlanması gerekiyor, dezavantajlı çocuklara bir çözüm bulunması gerekiyor. Bu eşitsizlik ortadan kalkmadığı sürece vicdanımız sızlıyor. MEB, hiç eğitime erişemeyen çocukları görsün. Eğitim belli bir süre uzak kalan çocuklar tekrar eğitime başlayamıyor, eğitimden bir kopuş yaşanıyor. Bir an önce bu eşitsizliğe son versin MEB, uzaktan eğitimin alt yapısı düzeltsin ve şeffaf olsun” ifadelerini kullandı.