Kadınlardan siyasi operasyonlara tepki: Mücadelemiz engellenemez

  • 09:10 3 Ekim 2020
  • Güncel
DİYARBAKIR - HDP ve DTK’ye yönelik gerçekleşen siyasi soykırım operasyonlarına ilişkin konuşan kadınlar, ne kadın mücadelesinin ne de HDP’nin siyasi mücadelesinin engellenemeyeceğini vurguladı.
 
 Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 25 Ekim’de yürütülen “Kobanê Soruşturması” kapsamında aralarında Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski vekil, MYK üyelerinin de bulunduğu çok sayıda siyasetçi gözaltına alındı. Aralarında Ayla Akat Ata, Emine Ayna, Beyza Üstün’ünde bulunduğu 17 isim ise mahkeme kararı ile tutuklanarak cezaevine gönderildi.
 
 Demokratik Toplum Kongresi’ne (DTK) yönelik soruşturma kapsamında da Diyarbakır başta olmak üzere bölge kentlerinde çok sayıda gözaltı operasyonları gerçekleşti. Diyarbakır’da 4 gün gözaltında tutulan 14 kişiden, HDP eski İl Yöneticileri Çiğdem Ekti, Mekiye Güzel, HDP Diyarbakır İl Yöneticisi Edip Binbir ve DİK üyesi Emin Ay tutuklanırken, diğerleri ise adli kontrol ve yurtdışına çıkma yasağı ile serbest bırakıldı. 
 
Siyasi soykırım operasyonlarına ve tutuklamalara tepki gösteren kadınlar, mücadelelerinden geri adım atmayacaklarını belirtti.
 
 ‘Operasyonlar 9 Ekim için mi yapılıyor?’
 
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) 2 Nolu Diyarbakır Şube Eşbaşkanı Hanife Kardaş, kentte artan gözaltı ve tutuklamaları halkı sindirme politikaları olarak değerlendirdi. Hanife, geçtiğimiz hafta HDP üzerinde bir siyasi soykırım operasyonu gerçekleştiğine dikkat çekerek,6 yılın ardından yapılan Kobanê soruşturmasının bahane olduğuna işaret etti. Hanife, DTK kapsamında yürütülen operasyonların da bilinçli bir politika olduğunu söyleyerek, “Bu siyasi soykırım operasyonlarını 9 Ekim Uluslararası komplodan bağımsız ele almıyorum. Bu operasyonlar yaklaşan 9 Ekim için mi yapılıyor? Bu bir psikolojik baskı mıdır? Sadece siyasi partiler değil sivil toplum kurumlarına da bir gözdağı verilmek isteniyor” diye belirtti.
 
‘Korkutamazlar’
 
Bu operasyonlarla halkı korkutamayacaklarını söyleyen Hanife, “Bu halk her şeyin farkındadır. Onlar, siyasi partiyi bitirme algısıyla bu tür operasyonlara yöneliyorlar ama onlar böyle yaptıkça siyasi parti daha da büyüyor. HDP illegal bir oluşum değil, siyasi bir partidir. HDP’ye yapılan ziyaret gözaltı ile sonuçlanıyor. Yapılan tutuklamalar halkın partiye daha çok bağlanmasına sebep oluyor. Sendika olarak biz her zaman haksızlığa, hukuksuzluğa karşıyız. HDP ve DTK’ye yapılan siyasi soykırım operasyonlarını kınıyoruz. Sendika olarak desteğimiz sonuna kadar devam edecek” sözlerine yer verdi.
 
‘Gözaltı ve tutuklamalar bizi yolumuzdan vazgeçiremeyecek’
 
HDP Diyarbakır İl Eşbaşkanı Hülya Alökmen de yaptığı değerlendirmede mücadele etmeye devam edeceklerini vurgulayarak, başta kadın mücadelesi olmak üzere HDP’nin yaptığı siyasete engel olmak amacıyla operasyonların gerçekleştiğini kaydetti. HDP’nin halktan ve siyasetten uzaklaştırılmasının amaçlandığının altını çizen Hülya, “HDP, varlığı ve yürüttüğü siyaset ile Türkiye siyasetinde önemli bir role sahip. Bunu tasfiye edip ortadan kaldırmak istiyorlar. Yapılan ittifaklar da ortadan kaldırılmak isteniyor. Her zaman söylediğimiz gibi HDP, Ortadoğu’da varlığını ispat etmiş ve halk desteğini almış bir partidir. Bu gözaltı ve tutuklamalar bizi yolumuzdan vazgeçiremeyecek. HDP, şimdiye kadar nasıl ki halkla, gençlerle, kadınlarla yürüdüyse bundan sonra da yolunda yürümeye devam edecek” ifadelerini kullandı.
 
Kadın mücadelesinin hedef alınmasının yıllardır elde edilmiş kazanımlara dönük bir saldırı olduğunu belirten Hülya, kadınların bu saldırılara karşı daha çok örgütleneceğini ve mücadelesini büyüteceğini kaydetti. Hülya, “Onlar istemese de biz her yerde olmaya ve mücadeleyi alanlara taşımaya devam edeceğiz. Mücadelemizi engelleyemezler” diye ekledi.
 
‘Faşizm, ömrünü militarizm ve milliyetçilik üzerinden uzatıyor’
 
Yapılan siyasi soykırım operasyonlarını değerlendiren DBP PM üyesi Zeynep Üren ise gerçekleşen siyasi soykırım operasyonlarını kınayarak şunları söyledi: “Diyarbakır ve Kars’ta gözaltılar gerçekleşti.  Kars’ta gerçekleşen gözaltılarla Kars belediyesinin hiçbir çalışması olmamış ve orada yaşayan farklı halkların huzurunu sağlamamış gibi bir algı yaratılmak istendi. Faşizm, ömrünü militarizm ve milliyetçilik üzerinden uzatıyor. Bunun için de her yerde huzursuzluk ve kaos yaratıyor. AKP ve MHP ittifakı kadın ve insanlık dışı bir politika izliyor. Onlara karşı çıkanları da baskı ve tutuklamalarla sindirmeye çalışıyorlar. Birbirimize ve siyasetçilerimize sahip çıkmalıyız. Saldırı ne kadar büyük olursa sahip çıkmanın da o kadar büyük olması gerekir. Bu durum AKP ve MHP faşizmini boşa çıkarır. Tutuklamalarla halkı korkutmak ve geri adım attırmak istiyorlar. Güçlenerek, birbirimize sahip çıkarak mücadele edeceğiz. Başaramayacaklar.”