Hayatı baskıyla geçti yılmadı şimdi oğlunun cenazesini arıyor

  • 09:02 4 Ekim 2020
  • Güncel
Hikmet Tunç 
 
VAN - Oğlu zorunlu askerlik yaptığı 2014 yılında karakoldan kaçarak PKK’ye katılan Müsvet Kara’ya, geçtiğimiz günlerde oğlunun yaşamını yitirdiği haberi üzerine geldiği Hakkari’de cenazesi verilmedi.
 
Müsvet Kara, tüm hayatı devlet baskısı ve ekonomik sorunlarla mücadele etmekle geçen bir kadın. Muş Bulanık’tan Aydın’a daha sonrasında da İstanbul’a göç etmek zorunda kalmış. Tüm bu kentlerde hem emek sömürüsü hem de Kürt olmaktan kaynaklı baskıyla karşılaşmış. Müsvet’i Van’a getiren neden ise 2014 yılında askere giden ve kendisinden 6 yıl sonra haber aldığı oğlu Samet Kara’nın cenazesi. 
 
2014 yılında Muş’ta yaşadıkları sırada zorunlu askerlik için Amasya’ya giden Samet, acemi birlik sürecini tamamladıktan sonra Hakkari Yüksekova’ya gönderilir. Samet,  tüm askerliği süresince devletin gerçekliği ile daha derinden tanışma fırsatı bulur. Yaşadıkları ve halka dönük uygulanan baskıya daha fazla sessiz kalamaz ve askerlik yaptığı karakoldan kaçarak yönünü ülkesinin dağlarına çevirir.
 
‘Oğlun nerede?’ 
 
Samet'in askerden kaçtığı haberi Müsvet’e bir kargo içinde gönderilen eşyalar ve Samet'in kimliği ile verilir. Günlerce oğlunu arayan Müsvet’e hiç kimse yanıt olamaz. Oğlunun PKK’ye katıldığını ise evini basıp oğlunu arayan polislerden öğrenir. Sonrasında daha sık karşılaşacağı ‘oğlun nerede’ sorusuna, “Kendilerinin kaybettiği oğlumun ay da en az üç defa evim basılarak ‘oğlun nerede, nerede olduğunu biliyorsun, bize yerini söyle’ şeklinde baskı yapıyorlardı. Polis ‘şafak’ operasyonuyla kaybettiği oğlumu evde bulunan baza da, çekmece de arıyordu” sözleri ile yanıt oluyor.
 
Baskı sadece Müsvet’e yapılmaz Aydın’da yaşayan kızının evi de sık sık basılarak kardeşten abisi sorulur. Hatta bu sorular öyle ileri gider ki tehdide ve kandırmaya çalışmaya varır. Kardeşinin evine gelen polisler, ‘istersen abini bulabiliriz, bizim orada da istihbaratımız var” gibi söylemlerle aileyi etkilemeye çalışır.
 
Baskılar Müsvet’i yıldırmaz
 
Tüm bu baskılar Müsvet ve ailesini etkilese de yıldırmaz. Ailenin bu direnişine karşı devlette yeni taktikler geliştirir. 2019 yılında Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır İl binası önünde oturan ailelere katılmalarını ve çocuklarına çağrı yapmaları istenir. Müsvet, bu ‘makul’ teklife yanıtı oldukça sert olur. Müsvet yeniden hatırladığı o teklife  “Ben oğlumu sağ bir şekilde askere yolladım. Oğlumu devlet kaybetti. Ben oğlumu AKP’den, savcısından, hakiminden istiyorum. Benim oğlumu HDP kaybetmedi ki; HDP’nin kapısına gideyim. Orada bir senaryo kurmuşlar maaşları veriliyor, korumaları var” diyerek tepki gösteriyor.
 
‘Oğlumun cenazesini istiyorum’
 
Havuz medyadan oğlunun Hakkari’de çıkan bir çatışmada bir arkadaşı ile yaşamını yitirdiği haberini alır almaz Hakkari’ye giden Müsvet, cenaze burada değil yanıtıyla karşılaşır. Bunun üzerine Van’a gelerek Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma Dayanışma Birlik ve Kültür Derneği’ne (MEBYA-DER) başvuruda bulundu. Müsvet, tüm yaşadıklarına rağmen oğlunun cenazesini almaya kararlı. “Hakkari’ye oğlumun cenazesini almak için gittim. Kendilerinin paylaştığı haberi ‘oğlunun cenazesi burada değil’ diyerek kendi açıklamalarını yalanlıyorlar. Ben oğlumun cenazesini istiyorum” sözleriyle sohbetimize son verirken, başvuruya ilişkin konuştuğumuz MEBYA-DER Eşbaşkanı Gülistan Önver ise, “Ailelerin başvuruları anlamlıdır. Bizlerde bu sürecin takipçisi olacağız” dedi.