Halfetili kadınlardan komploya tepki: Tek çözüm İmralı’dır

  • 09:03 6 Ekim 2020
  • Güncel
URFA - PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik devreye konulan uluslararası komplonun 22’nci yıldönümüne ilişkin konuşan Halfetili kadınlar, "Komplo kadınların özgürlüğünün kısıtlanması için atılan bir adımdı” dedi.
 
PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın 9 Ekim 1998’de Suriye’den çıkarılışı ile başlayan uluslararası komplonun üzerinden 22 yıl geçti. 15 Şubat 1999 tarihinde Kenya’dan Türkiye’ye getirilen Abdullah Öcalan’a yönelik komplo İmralı Ada Cezaevi’nde hala devam ederken, bir parçası olarak uygulanan tecrit, hem Türkiye ve bölgede hem de birçok ülkede protesto edildi, ediliyor.
 
Urfa’nın Halfeti ilçesinde kadınlar, komploya ilişkin konuştu.
 
‘Apo’nun özgürlüğüne kavuşmasını istiyoruz’
 
PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın çocukluğunun bir kısmının geçtiği Halfeti’ye bağlı Saylakkaya (Cibin) köyünde çocukluk arkadaşı Hüseyin Sarıçiçek’in annesi Seher Sarıçiçek, Abdullah Öcalan’ı anlattı. Seher, “‘Devrimciyim’ dedi ve gitti. Herkesle hoş konuşurdu. Oğlumla birlikte okula gider gelirlerdi. Okuldan çıktıktan sonra gelir burada ekmek yerlerdi” dedi. Abdullah Öcalan’ın özgür bırakılması gerektiğini vurgulayan Seher, “Apo’nun özgürlüğüne kavuşmasını istiyoruz. Oğlumu da Hakkari’de vurdular. Biz kötü şeyler görmedik onlardan. ‘Apo gidip gelmesin, onunla konuşmayın, yasaktır’ dediler. Apo’nun kimseye bir kötülüğü dokunmadı ki. Ne çocuklarım ne de ben kötü şeyler etmedik”  ifadelerini kullandı.
 
‘Kadınların önünü kesmek istediler’
 
Halfeti’de yaşayan Leyla Ersoy ise komplonun Kürtler için büyük bir yıkım olduğunu kaydederek, “Komplo kadınların özgürlüğünün kısıtlanması için atılan bir adımdı. Kadınların önünü kesmek istediler. Birçok kadın iradesine sahip çıkarak, komployu ve iradelerinin kırılmasını kabul etmedi. Kürt halkının iradesi kırılmadı ama büyük baskılar oluştu. Kürtlerin liderinin cezaevinde olması, baskı altında olması Kürtleri daha çok cesaretlendirdi. Kürtlerin önünü kesmenin mümkün olmadığı, Türkiye’ye de anlatılmak istendi”dedi. 
 
Komplonun 22’nci yılına ilişkin konuşan Leyla, iradelerinin kırılmayacağını ve daha da güçleneceğini vurguladı.
 
‘Tek çözüm İmralı’dır’
 
Abdullah Öcalan üzerinde önce komplo uygulanması sonra tecrit altında tutulmasını Kürtler açısından kötü bir gelişme olarak değerlendiren Sevim Keskin de uluslararası komployu kınadı. Sevim, komplo sonrasında Kürtler üzerinde bir baskı atmosferinin oluştuğuna dikkat çekerek şöyle dedi: “Komplo ve tecridin ardından ırkçılık başladı. Abdullah Öcalan’ın doğuşu kadının doğuşu, halkının doğuşu oldu. Bu sürecin çözümü için de tek muhatap Abdullah Öcalan’dır. Bu süreçten en çok etkilenen biz kadınlar oluyoruz. Evlatlarını kadınlar kaybediyor, süreçten zarar gören kadınlar oluyor. Komplo ve tecride sessiz kalmayacağız. Kadın olarak duruşumuzu sergileyeceğiz. Tek çözüm İmralı’dır.”