‘Gurbetelli Ersöz yaşasaydı gazetecilere ‘yola devam’ derdi’

  • 09:05 6 Ekim 2020
  • Okumadan Geçme!
Gülistan Azak
 
İSTANBUL - Gözaltı, tutuklama ve saldırılara karşın hayallerinin peşinde koşarken ölümsüzleşen Türkiye’nin ilk kadın genel yayın yönetmeni Gurbetelli Ersöz’ü, bir dönem gazetenin genel yayın yönetmenliğini de üstlenen Eren Keskin anlattı. Eren, yakından tanıdığı Gurbetelli Ersöz için, "Yaşasaydı çok büyük ihtimalle cezaevinde olurdu ama gazetecilere de ‘Biat etmeyin yola devam’ derdi" dedi.
 
Kadını yok saymakla kalmayıp türlü şiddet aracıyla kırımdan geçirmeyi hedefleyen sisteme karşı kalemiyle kadın kimliğinin yaratılmasına yol açan Gurbetelli Ersöz, özgür basın geleneğinin öncüleri arasında yer aldı. Çernobil faciası ve Halepçe katliamı hayatının dönüm noktası olan Gurbetelli, eril dile ve zihniyete karşı duruşuyla gazeteci kadınlara bir yol çiziyor. Özgür Gündem’in Genel Yayın Yönetmenliği’yle Türkiye’nin ilk kadın genel yayın yönetmeni olan Gurbetelli, dönemin tüm baskıcı ve sindirme politikalarına karşı durdu.
 
1965 yılında Elazığ’ın Palu ilçesinde dünyaya gelen Gurbetelli, Çukurova Üniversitesi Kimya Fakültesi’nde araştırma görevlisi olarak çalıştı. 1989 yılında tutuklanan, 1993’te cezaevinden çıktıktan sonra Özgür Gündem’in genel yayın yönetmenliğini yapan Gurbetelli, dönemin tekçi anlayışına karşı duruşunu basına taşıdı. Ötekileşme politikalarını haber konusu edinen Gurbetelli, kalemiyle, Türkiye ve bölgedeki kadınların yanında durarak gazete sayfalarına taşıdı.
 
Gurbetelli, özgür basın üzerinde baskıların tırmandırıldığı 90'lı yıllarda yürüttüğü gazetecilik faaliyetleri gerekçe gösterilerek hakkında verilen hapis cezası nedeniyle yönünü "Yüreğimi nakşettim" dediği dağlara çevirdi. Burada 3 yıl kalan Gurbetelli, 1997 yılında Federe Kürdistan Bölgesi’nde yaşanan bir çatışmada yaşamını yitirdi.
 
Kürt kadın gazeteciler, kalemini devraldıkları Gurbetelli Ersöz’ün yaşamını yitirdiği 7 Ekim tarihini, 2014'ten bu yana Kürt Kadın Gazeteciler Günü olarak karşılıyor.
 
Bir dönem Özgür Gündem gazetesinin eş genel yayın yönetmenliği görevini de üstlenen İHD Eş Genel Başkanı Eren Keskin, Kürt kadın gazeteciliğine ve yakından tanıdığı Gurbetelli Ersöz'e dair konuştu.
 
'Gurbetelli biat etmeyen gazeteciliğin simgesidir'
 
Özgür Gündem gazetesinin ilk kuruluş aşamasında gazetenin avukatı olduğu ve bu süreçte Gurbetelli Ersöz'ü yakından tanıdığını belirten Eren, dönemin gazeteciliğine ve Gurbetelli'ye dair şunları söyledi: "Çok kararlı, çok naif, aynı zamanda gerekirse sert olabilen ama genel olarak naif, çok inançlı bir kadındı her şeyden önce. O çok önemli bir göreve soyundu. Çünkü o dönem 90’lar gözaltında kayıpların, kontrgerilla cinayetlerinin, köy yakmalarının çok yoğun olduğu ama bunların hiçbir basın organında yer almadığı yani Kürdistan'daki acıların hiçbir şekilde batı kamuoyu tarafından duyulmadığı bir süreçti. Buna rağmen Özgür Gündem gibi bir gazete çıkarılmaya karar verildi ve o gazetenin genel yayın yönetmeni bir kadın oldu. Yani bu o dönem için çok güçlü olmayı, kararlı olmayı gerektiren bir şeydi. Çünkü en baştan itibaren siz her türlü baskıyı göze alarak buna başlayacaktınız ve Gurbetelli de gerçekten bu kararlılıkta bir kadındı. Zaten gazete çıkmaya başladıktan kısa bir süre sonra büyük baskılarla karşılaşmıştı. Gazete binası bombalanmış, gazeteyi dağıtan küçük çocuklar dahi öldürülüyordu. Hepimizin bildiği gibi operasyonlar yapıldı. Gurbetelli de diğer arkadaşlarla birlikte tutuklandı. Cezaevinde de yine avukatlığını yaptık hepimiz o dönem. Cezaevinde görüşlere gittiğimizde güzel sohbetler yaptık. Ben o süreçten bu yana Gurbetelli'yi gerçekten kadın gazeteciliğinin simgesi bir kişi olarak görüyorum ve bundan yıllar önce 2013 yılında da yine özgür gündem adıyla gazete çıktığında da bana gönüllü olarak genel yayın yönetmenliği teklif edildiğinde -ki 3 yıl yaptım, yaptım derken yani pratik olarak yapmadım ama genel yayın yönetmeni olarak görüldüm. Bunu kabul etmemin en büyük nedenlerinden biri de yine Gurbetelli'ye, onun gibi Özgür Gündem’de gazetecilik yapan tüm arkadaşlarımıza ve büyüklerimize olan gönül borcumdan dolayı bunu kabul etmiştim. Bence Gurbetelli gerçekten kadın gazeteciliğinde bir simge, biat etmeyen gazeteciliğin simgesi. Onu hep böyle hatırlıyorum.”
 
'Değişmeyen devlet aklı'
 
Gazeteciliğe dönük 90’lı yılların baskı yöntemleriyle günümüz arasında farklılıktan çok benzerlik olduğunu belirten Eren, her iki süreçte de değişmeyen en belirgin özelliğin "devlet aklı" olduğuna dikkat çekti. Eren, "O dönem tabi ki sosyal medyanın henüz olmadığı haberlerin çok çabuk kitlelere ulaşamadığı bir süreçti.  En büyük fark bu bence. Ama devlet aklında hiçbir değişiklik yok. Devlet aklı 90’larda neyse şu anda da bence bu. Tabi ki baskıların yöntemleri değişiyor. Mesela o dönem insanları gözaltında kaybediyor, öldürüyorlardı. Bu çok fazla kamuoyuna ulaşmıyordu ama şimdi 'sosyal medya' diye bir şey var. Bu tür fiziki yok etmeleri o kadar kolay belki yapamıyorlar ama şimdi de çok yoğun gözaltı, tutuklama, yayın organlarını kapatma gibi aynı aklın ürünü olan farklı yöntemler uyguluyorlar. O nedenle ellerinde olsa aynılarını bugün de yaparlar. Çünkü devlet aklında hiçbir değişiklik yok ve o dönemin aktörleri şu anda AKP-MHP iktidarının yanındalar. Yani Süleyman Soylu ile Mehmet Ağar aklı arasında hiçbir fark yok. O nedenle bir değişiklik yok diyebilirim" ifadelerini kullandı.
 
'Gazetecilere 'yola devam' derdi'
 
“Gurbetelli Ersöz yaşamış olsaydı büyük ihtimalle cezaevinde olacaktı ama gazetecilere de ‘Biat etmeyin yola devam' derdi" sözlerine yer veren Eren, gazetecilerin Gurbetelli Ersöz'ü yaptıkları haberlerle yaşattığını ifade etti. Geçtiğimiz haftalarda verilen Musa Anter ve Özgür Basın Şehitleri Gazetecilik Ödülleri'nde ödül alanların çoğunluğunun kadınlardan oluşmasının Gurbetelli'nin ardılı olmanın verdiği kararlılıktan ileri geldiğini söyleyen Eren, ülkeye demokrasinin ancak kadınlar tarafından getirileceğini kaydetti.
 
'En doğru ve en önde gelenler kadın gazeteciler'
 
Eren, kadın gazetecilerin yaptığı haberlere ilişkin ise "Coğrafyada ses getiren haberler yaptılar ve konuşulmayan konuların gerçekten konuşulmasını sağladılar. Yani Gurbetelli bir yol açmış öyle gözüküyor, peşinden gelen kadınlar var.  Gurbetelli Ersöz ve onun gibi kadın gazeteciler bence çok doğru bir yol açtılar. Bu mecranın yine kadın gazeteciler eliyle devam ettirilmesi gerekiyor. Çünkü haber, haber alma hakkı çok önemli bir hak ve bunu en doğru yapanlardan, en önde gelenlerinden biri de bence kadın gazeteciler" dedi.