Filyasyon ekibinde yer alan hekim: Tarikat yurtları kontrolsüz

  • 09:03 7 Ekim 2020
  • Güncel
BOLU - Filyasyon ekibinde yer alan hekim Mihriban Yıldırım ,yatılı Kuran kursları ve tarikat yurtlarında koronavirüs pozitif vakaların olduğunu ancak kontrolsüz ve denetimsiz olduğu için  vakaların gizlendiğini söyledi. Mihriban, yüz yüze eğitim tartışmaları devam ederken kontrolsüz olan  söz konusu kurs ve yurtların yatılı bir şekilde eğitime devam ettiği uyarısında bulundu. 
 
Filyasyon, bulaşıcı hastalıklarla mücadele kapsamında vakaların bildiriminden sonra hastalık etkenini, kaynağını, bulaşma yolunu saptamak ve korunma ve kontrol önlemlerini almak amacıyla yapılan saha incelemesi anlamına geliyor. Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye'nin 81 ilinde 4 bin 600 filyasyon ekibi bulunuyor. Ancak filasyon çalışmasının uygulanma şekli ve sonuçları salgının Türkiye’de görüldüğü Mart ayından beri tartışma konusu.
 
Filyasyon çalışmasında enfekte olan ve temaslı olan kişilere ulaşmada zorluk yaşanırken, Sağlık Bakanlığı tarafından verilen ilaçlar da çoğu adrese neredeyse bir haftada ulaşıyor. Tüm bunların yanı sıra filyasyon ekibinde yer alan sağlıkçıların uzun çalışma saatleri ve çalışma koşulları da süreci olumsuz etkiliyor.
 
Bolu’da bir ay filyasyon ekibinde yer alan DEV-Sağlık Yöneticisi ihraç hekim Mihriban Yıldırım, filyasyon çalışmasının durumu ve koşullarını anlattı.
 
Mihriban, filyasyon çalışmasında Bolu’da 6 ekibin çalıştığını, ekiplerin 4’er kişiden oluştuğunu ve günde 12 saat çalıştıklarını belirtti. Ekiplerde bir şoför, bir hekim, filyasyon takip sistemini kullanan bir görevli ve bir de sağlık memuru ya da hemşire yer alıyor. Başka illerde sağlık çalışanı olmayan kişilerin de görevlendirildiği bilgisi aldıklarını belirten Mihriban , filyasyon sürecinde neler deneyimlediğini aktardı.  
 
‘Çocuklarıma nasıl bakacağım?’
 
Covid pozitif vakası olan evlerde en fazla  kadınların etkilendiğini sözlerine ekleyen Mihriban, “Kadınlar Covid olduklarında evlerde şu sorulara şahit olduk, ‘yemeği kim yapacak, işleri kim yapacak’. O evde hasta olan kadın karantinaya alınınca, çocukların bakımı yine bu kadınlar üzerinde olduğu için ‘çocuklarıma nasıl bakacağım’ şeklinde endişeleri vardı” dedi.  Mihriban, evde hasta olmayan sadece karantinada olan erkeklerin de olduğunu belirterek, karantina sürecinde de kadınların zor koşullarının hiç bitmediğini vurgulandı.
 
‘İşçiler temaslıları söylemekten çekiniyor’
 
İşçiler ile ilgili gözlemlerini paylaşan Mihriban, fabrikalarda çalışan işçilerin covid pozitif olduğu durumlarda, özellikle temaslıların tespit edilme noktasında çekinceler yaşadıklarını aktardı. Mihriban,“Temaslı oldukları kişileri çok fazla söylemek istemiyorlar. Çünkü diğer çalışanlar da karantinaya alınacak ve bu iş yerlerinin işleyişleri konusunda çok uygun görülmeyen bir şey. Hatta fırında çalışan bir kadın temaslıları söylediğinde, ‘Patron şimdi bana çok kızacak’ gibi bir söylemi oldu” dedi. 
 
‘İllere göre işleyen süreçler farklı oluyor’
 
Sıkça gündemde olan, filyasyon ekiplerinin öncelikle ayrıcalıklı kişilere yönlendirildiği konusunda da bazı ekip arkadaşlarının da karşılaştığını belirten Mihriban, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bolu diğer kentlere göre filyasyon açısından çok daha düzgün işleyen bir sisteme sahip. Hem başka illerde çalışan arkadaşlardan hem de karantinaya alınan yakınlarımdan tanıdıklarımdan dinlediğim süreçle, Bolu’da yaşadığım süreç birbirinden farklı. Mesela  pozitif birinin karantina süresi 10 gün sonra bitiyor. Ama ekiplerimizin tekrar yeniden bazı kişilere test yapılmak üzere gönderildiğine tanık oldum” ifadelerini kullandı. 
 
‘Yatılı kuran kurslarında vakalar artmaya devam ediyor’
 
Kuran kurslarında da  koronavirüs pozitif vakalarının kendilerine bildirildiğinde, kurslardaki çocukların taramalarını yapmak için görevlendirildiklerini aktaran Mihriban, karşı karşıya oldukları durumlara çok şaşırdıklarını aktardı. Mihriban, Kuran kursunda gözlemlediklerini şöyle aktardı: “Yaz döneminde İl Hıfzıssıhha kurulunun kararıyla, valilikler kuran kurslarının yatılı bir şekilde olmasını onaylamış. Yüz yüze eğitimin yapılıp yapılmayacağı tartışmaları varken okullarda hala yeterince önlemler alınmış değil. Ama bu kurslar yatılı bir şekilde eğitime devam ediyorlar.  Üstelik covid vakalarının arttığı kış dönemine girilirken mevsimsel gribin de yaklaştığı bir dönemde, yavaş yavaş kapasitelerinin de arttırılmış olduğunu öğrenmiş olduk. Ben bir kuran kursuna gittim ama ilde diğer kuran kurslarından da vaka bildirimleri gelmeye başlanmıştı. Çocukların fiziksel mesafe kurallarına uyum sağlayacağı bir ortam yok. Gittiğimizde kurstaki hocalardan tutun oradaki sorumlu kişilere kadar, böyle bir durumla karşılaştıklarında ne yapacaklarını bilemez durumda olduklarını gördük.” 
 
‘Tarikat yurtları kontrolsüz şekilde faaliyet gösteriyor’
 
Kuran kurslarının yanı sıra bir de tarikat yurtlarıyla ilgili sorunlar yaşandığını belirten Mihriban, ekiplerin pozitif bir vaka için evlerine gittiklerinde tesadüfen öğrendiklerini kaydetti.  Tarikat yurdundan kalan pozitif bir  çocuğun  taramak için gittiklerinde filyasyon ekiplerinin okul müdürü tarafından içeri alınmadığını söyleyen Mihriban, “Müdür,  yurdun kullanılmadığını, faaliyette olmadığını söylüyor. Ama görgü tanıkları, mahallede yaşayan insanlar pozitif vaka çıkana kadar, olaydan iki-üç gün öncesine kadar çocukların yurda girip çıktığını ama yurdun birden bire boşaltıldığını ifade ettiler. Temaslıların takibinin yapılmasına dahi müsaade etmediler. Onlar da denetimsiz, kontrolsüz bir şekilde bu süreçte faaliyet göstermiş oldular” diye konuştu. 
 
‘Kalabalık ve yoksul aileler ile dayanışma içerisinde olduk’
 
Yoksul ya da yabancı uyruklu ailelerin de salgından en çok etkilenen kesimlerden biri olduklarını ifade eden Mihriban, “Karantinaya aldığımız evlerde bir iki kişinin hasta olduğu ve  herkesin bir arada yaşadığına tanıklık ettik. Gittiğimiz yerlerde çok yoksul aileler ile karşılaştığımızda kendi aramızda topladığımız dayanışmalar ile destek olduğumuz aileler de oldu. Bunlardan bir tanesine ben de şahitlik etmiş oldum” dedi. 
 
‘Özel test yapan laboratuar pozitif vakayı bildiremiyor’
 
 Mihriban,bir diğer sorununda  iş yerlerinin test için özel firmalarla anlaşması olduğunu kaydeden bu durumun ortaya çıkardığı sorunları şöyle anlattı:  “Karantina için gittiğim bir işçiye kendisinin test sonucunun şüpheli olarak bildirildiğini ve testin tekrar yaptırılması gerektiği söylenmiş. Sonra şunu öğrendim; özel test yapan laboratuar, pozitif vakaları sisteme pozitif olarak bildiremiyor. Bu Sağlık Bakanlığı tarafından işleme konulacak bir şey değil. Pozitif çıkan kişi kendi imkanlarıyla toplum sağlık merkezine gelip tekrar test yaptırıyor. Pozitif olduğunu Sağlık Bakanlığının verileriyle de ispatlaması gerekiyor. Ancak o şekilde karantinaya alınıp tedavisine başlanabiliyor. O işçini, koşullarını sorduğumuzda bant misali çalıştıklarını söylemişti. Fiziksel temasları olmasa da materyalleri birbirlerine aktarıyorlar. Zaten çok uyumadıklarını, yorgun ve bitkin olduklarını ve yorgun bedenlerin nasıl virüse karşı korunacaklarını sormuştu bize.”