Sezay Koçak’ın şüpheli ölümü: Dosya cinayet büroya verildi

  • 09:08 14 Ekim 2020
  • Güncel
Habibe Eren
 
ANKARA - Şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren Sezay Koçak’ın dosyası, kamuoyunun baskısı sonucu cinayet büroya verildi. Dosyanın savcısı bir kez daha değişirken Sezay’ın kardeşi Neveser Özyalçın, baş şüpheli Ali Özahi ve yakınlarının kendilerini psikolojik olarak yıpratmaya çalıştıklarını belirterek “Dik duracağız" dedi. 
 
Antep’te 3 Eylül’de boşanma aşamasında olduğu Ali Özahi ile tartıştıktan sonra şüpheli bir şekilde balkondan düşerek yaşamını yitiren Sezay Koçak’ın ölümüne dair geçen haftalarda yeni bir gelişme yaşanmıştı. Sezay’ın ölümüyle ilgili baş şüpheli olarak gözaltına alınan Ali Özahi aynı gün serbest bırakılmıştı. Olayda baş şüpheli olan Ali Özahi ve o gün evde bulunan tanıklar dosya savcısının değişmesi sonrası tekrar ifadeye çağrılmıştı. Şimdi ise Sezay’ın aile avukatının itirazı sonucu dosya, genel soruşturma bürosundan cinayet bürosuna verildi. 
 
Sezay'ın ölümü ile ilgili Adli Tıp Kurumu'ndan gelecek rapor soruşturmanın seyrini değiştirecekken bu aşamanın kendileri için önemli olduğunu belirten aile, olayın peşini bırakmayacağını dile getiriyor.
 
Konuya ilişkin görüştüğümüz Sezay’ın kardeşi Neveser Özyalçın,  son gelişmelere ilişkin bilgi verdi.
 
‘Herkes Sezay’ın intihar etmediğinden emin’
 
Dosyayı cinayet büronun devralması ile şüpheli ölümün daha ince işlendiğini aktaran Neveser,  “Herkes şundan emin artık: Sezay intihar etmedi. Bunu herkes biliyor. Her ne kadar inkar etseler de ellerinde başka bir veri yok.  Yalanlara ve iftiralara başvurmaya başladılar.  Artık yalanları duyduktan sonra kalbim sıkışıyor” dedi.
 
‘Çocuklar bizimle kalmıyor’
 
Baş şüpheli Ali Özahi ve o gün evde bulunan herkesin tekrardan savcılık ifadelerinin alınacağını aktaran Neveser, “Çocuklarının tekrar ifade verdiğini söylüyorlar ama kesinlikle ifadeleri yok. Çocuklar da pedagog eşliğinde savcıya ifade verecekler” dedi.  
 
Otopsi raporunu yine Antep’te şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren Duygu Delen’in ölümünü açığa çıkaran Hakan Kaş isimli adli tıp uzmanının inceleyeceğini belirten Neveser, “Çünkü otopsi raporu da şüpheli. Olaya bakan savcı talep etti, biz de bunu istiyorduk. Çocuklar hala yanlarında kalıyor. Bizimle görüştürdüklerini iddia ediyorlar. Kesinlikle böyle bir şey yok. Çocuklar bizi sosyal medyadan ve telefondan engellediler, hiçbir şekilde ulaşamıyoruz. Tedirginlik duyuyoruz; çünkü biri 13 biri 11 yaşında. Bir çocuğa tekrar tekrar aynı şeyleri söylerseniz çocuk bildiğinden de kopuyor bu şekilde. Yalanı gerçek sanıyor. Maalesef 40 gündür çocuklara bunu yapıyorlar” diye belirtti. 
 
‘Dik durmaya devam edeceğiz’
 
Geçen günlerde baş şüpheli Ali Özahi’nin o gün evde bulunan E. Ö. isimli kardeşinin bir televizyon programına “Prof. Dr” kimliği ile katıldığını söyleyen Neveser, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hem incindim hem de çok umurumda olmadılar açıkçası. Programda aileler arasındaki sosyo-kültürel farktan bahsettiler. Evet, fark var ve biz farkın olmasından çok memnunuz, bundan onur duyuyoruz. Hiçbir zaman onların seviyesine düşmedik. Daha önceki ifadelerinde ablamın telefonunun kendilerinde olmadığını söylemişlerdi,  ancak programa katıldıklarında ablamın telefonunda bulunan ve evinin içini gösteren fotoğrafı yayınladıklarını gördüm.  Karşı taraf, ‘artık çamur at izi kalsın’ politikası izliyor. Git gide çirkinleşmeye başladılar, psikolojimizi yıpratmaya çalışıyorlar. Ama çok dik duracağız. Bu dönemde hepimizin buna ihtiyacı var; çünkü biz birbirimize bağlıyız ve öyle kalmaya devam edeceğiz.”
 
‘Aileden çekiniyorlar, bizi bulaştırmayın diyorlar’
 
Sezay’ın çok güçlü bir kadın olduğunu hatırlatan Neveser, kendilerini hiç beklemedikleri bir olayın içinde bulduklarını kaydetti. Neveser, “Eğer bugün bu olay Sezay’ın başına geldiyse yarın herkesin başına gelebilir. Bugün ifade vermeyen kişi yarın bana ifade ver diye dileniyor olabilir. Ben sadece insanların vicdanlı olup doğruyu söylemelerini istiyorum. Çünkü tanıklar çekindiklerini söylüyor. Çoğu kişi, ‘Biz o aileyle uğraşamayız, bizi onlara bulaştırmayın’ diyorlar.  Öte yandan dosyanın seyri olumlu,  istediğimiz tek şey adaletin yerini bulması”  dedi.
 
Ne olmuştu?
 
Antep’te 3 Eylül’de Sezay Koçak Özahi, boşanma aşamasında olduğu Ali Özahi ile tartıştıktan sonra üçüncü kattaki evinin balkonundan şüpheli bir şekilde düşerek yaşamını yitirmişti. Olay sonrası gözaltına alınan Ali Özahi aynı gün serbest bırakıldı. Olayın başından beri Sezay’ın intihar olmadığını dile getiren ailesi, şüpheli ölümün açığa çıkması için seslerinin duyulmasını isterken, Sezay’ın ailesi ve tanıkların anlatımlarının olayın intihar olmadığını güçlendiriyor.
 
Olaydan kısa bir süre sonra hazırlanan ön otopsi raporunda Sezay’ın boynunda kırıklar tespit edildi. Baş şüpheli ve olay günü evde bulunan tanıklar Sezay’ın yüz üstü düştüğünün öne sürerken, aile yüz üstü düşen birinin yüzünde iz olmamasının şüpheleri arttırdığını dile getirmişti.