Kürtçe konuşarak yasak ve baskılarla mücadele ediyorlar

  • 09:07 26 Ekim 2020
  • Güncel
ŞIRNAK - Kürtçeye yönelik saldırılara karşı çocuklarıyla Kürtçe konuşarak mücadele edeceklerini belirten Şırnaklılar,  “Dilimizi özgür konuşamadığımız için biz de özgür değiliz. Bize Türkçe konuşmayı dayatıyorlar ama biz dilimizi konuşmaktan vazgeçmeyeceğiz” dedi. 
 
Kürt dili ve kültürüne yönelik gerçekleşen baskı ve saldırılar her geçen gün artıyor. Dünyada milyonlarca insanın konuştuğu Kürtçe, Türkiye’de hiçbir resmi kurumda konuşulmazken, kültürel ve sanatsal faaliyetlerde de keyfi tutumlarla yasaklanıyor. Aileler yasaklara inat çocuklarıyla Kürtçe konuşarak asimilasyon ve baskı politikalarıyla mücadele etmeyi amaçlıyor. 
 
‘Dilimizin her alanda yaşamasını istiyoruz’
 
Anadillerini çok sevdiklerini ve dillerini yaşatmak için de çocuklarına öğrettiklerini kaydeden ev emekçisi Halide Sevda (38), “Biz bu dille doğduk büyüdük ve çocuklarımızın da anadilleriyle büyümesini istiyoruz. Çocuklarımızı okula gönderiyoruz ama orada kendi dilleriyle konuşamıyorlar. Orada Türkçe öğreniyorlar ve dilleriyle eğitim alamıyorlar. Dilimizin her alanda yaşamasını istiyoruz. Her yerde kendi dilimizle konuşmak istiyoruz” sözlerine dikkat çekti.
 
‘Bize Türkçe konuşmayı dayatıyorlar ama dilimizden vazgeçmeyeceğiz’
 
Okul ve hastanelerde Türkçe konuşmak zorunda kaldıklarının altını çizen Halide, çocuklarının da evde Kürtçe, okulda ise Türkçe konuştuklarını dile getirdi. Halide, “Çocuklarım da dil karmaşası yaşıyor ve hangi dili konuşacaklarını bilemiyor. Dilimizin her yerde yaşamasını istiyoruz. Okullarda çocuklarımızın anadilinde eğitim almasını istiyoruz. Bize Türkçe konuşmayı dayatıyorlar ama biz dilimizi konuşmaktan vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu.
 
‘Türkçe konuşmak zorunda kalıyoruz’
 
Ev emekçisi Kevser Özbek (42) de anadilin kendilerine ait olduğunu kaydetti. Kürtçe konuşarak dillerini yaşattıklarını aktaran Kevser, “Kimse başka bir dili konuşmak zorunda değil ama biz Türkçe konuşmak zorunda kalıyoruz. Örneğin hastanelere gidiyoruz doktorlar Kürtçe bilmiyor ve biz tedavi olabilmek için onlarla Türkçe konuşmak zoruna kalıyoruz” ifadelerini kullandı.
 
‘Kimseden izin istemiyoruz’
 
“Dilimizin resmiyet kazanması gerekiyor” diyen Kevser, anadillerinin her alanda resmi bir şekilde konuşulması gerektiğini belirtti. Kevser, “Nasıl ki Türkçe, Arapça, İngilizce var bizim dilimizin de var olması gerekiyor. Dilimizi her yerde konuşmamız gerekiyor. Kürtçe ile büyüdük ve çocuklarımızı da Kürtçe ile büyüteceğiz. Biz dilimizi konuşmak için kimseden izin istemiyoruz” dedi.
 
‘Dilimizi özgürce konuşmak istiyoruz’
 
Her zaman ve her yerde anadillerini konuşmak istediklerine dikkat çeken Taybet Sualçin (51), dillerinin yaşatılması gerektiğine vurgu yaptı. Taybet şöyle devam etti: “Çocuklarımızı anadilleriyle büyütüyoruz ama okula başladıklarında dillerine Türkçe karışmaya başlıyor. Dilimizi her yerde konuşamıyoruz çünkü yasak. Biz de dilimizi özgürce konuşmak istiyoruz. Nasıl ki İngilizce, Arapça, Türkçe konuşuluyor biz de anadilimiz olan Kürtçeyi rahatça konuşmak istiyoruz. Bize Türkçeyi dayatarak bizi yok etmeye çalıyorlar. Biz de bunları kabul etmeyeceğiz. Anadilimizi konuşmaya devam edeceğiz.”
 
‘Dilimizle eğitim almak istiyoruz’
 
Dillerinin yaşaması için çocuklarına dilin önemini anlattıklarını ve onları da kendi kültürleriyle büyüttüklerini kaydeden Taybet, “Dilimize yönelik baskılarla mücadele etmeliyiz. Dilimizi özgür konuşamadığımız için biz de özgür değiliz. Hastane ve okullara, yanımızda tercümanlarla gitmek zorunda kalıyoruz. Çünkü başka türlü anlaşamıyoruz. Amaçları dilimizi yok etmek. Çocuklarımızın anadilde eğitim almasını istiyoruz. Hatta anadil eğitimiyle biz de eğitim almak istiyoruz. Dilimizle eğitim almak istiyoruz. Dilimiz için elimizden geleni yapmak istiyoruz” dedi.