Hediye Yusuf: Ortadoğu’nun kaderini demokratik sistem değiştirecek

  • 09:02 26 Ocak 2021
  • Güncel
ŞEHBA - PYD Merkez Yönetim Kurulu üyesi Hediye Yusuf, Ortadoğu’da yaşanan krizli ortamdan çıkış olarak demokrasiyi işaret ederek, “Ortadoğu bütün halkların içinde barındığı mozaik bir toplum şeklidir Ne faşist sistem yapıları ne diktatör sistem ne de egemenlikli devlet yapılanmaları bu mozaiği bozamayacaklar. Ortadoğu’nun kaderini değiştirecek tek sistem yapısı demokratik sistemdir” diye belirtti.
 
Demokratik Birlik Partisi (PYD) Merkez Yönetim Kurulu üyesi Hediye Yusuf Ortadoğu’da yaşanan gelişmeleri, ABD’de  Donald Trump’ın gidişiyle başlayan yeni dönemi ve kadın mücadelesini değerlendirdi. Hediye, tüm dünyada bir krizin yaşandığını ve çıkış adresinin de demokrasi olduğunu vurgulayarak, buna öncülük edecek güçlerin de kadın ve gençler olduğunu ifade etti.
 
*Ortadoğu açısından çok önemli bir süreçten geçiliyor. Yaşanan gelişmeleri değerlendirecek olursanız nasıl bir tablo açığa çıkıyor?
 
Ortadoğu’da yaşanan 3’üncü Dünya Savaşı’nın yaşandığı kritik bir süreçten geçmekteyiz. Kapitalizm geliştikçe kirli savaş politikaları Ortadoğu üzerinde gittikçe artmakta. Kapitalizmin kendisi krizli bir sistem yapısına sahip olduğu için gittiği her alanda da kriz yaratmaktadır. Bu temelde de Kapitalist devlet sistemlerinin kendisi bir kriz içindedir. Kapitalist sistemin içerisinde hem birbirine karşıt güçler hem de diğer güçler kendi çıkarları için yeni bir sistem oluşturma çabasındalar. Kapitalist sistem güçlenmek için yeni krizler oluşturuyor. 
 
Ortadoğu’ya müdahale etmesi içinde yeni bir kargaşanın yaşanması gerekiyor. Ortadoğu’da ilk olarak Saddam Hüseyin’in diktatörlüğünün yıkılması ve Reber Apo’ya yönelik olarak uluslararası komplonun gelişmesiyle Ortadoğu’da krizler başladı ve Kapitalist devletler Ortadoğu’ya müdahalede bulundular. Bununla beraber Emperyalist güçler, Ortadoğu da bulunan egemen sistemleri kendi çıkarları doğrultusunda yeniden örgütledi. Kapitalist sistem karşısında riskli olarak gördüğü tek güç Reber Apo’nun felsefesiyle yeniden canlanan Kürt halkı ve bu temelde bütün halkları etkileyen demokratik bir sistem yapısı ve halkların birliğidir. Demokratik ve halkların birliğinin oluşmaması içinde kapitalist sistem soykırım ve katliamların var olduğu bir politika tarzıyla Türk devletinin öncülüğünü yaptığı bir politikayla varlığını Ortadoğu’da sürdürüyor.
 
‘Büyük kaos ve krizlerin yaşandığı bir coğrafyadır’
 
Saddam Hüseyin’le beraber Ortadoğu’da başlayan kriz günümüzde hala devam etmekte. Şuan Ortadoğu üzerinde var olan krizlerin sonucu da bu politikalardan kaynaklıdır. Ortadoğu’da yaşayan halklar artık emperyalist ve kapitalist sistemlerin Ortadoğu’da oluşturdukları sistem ve krizlerden kaynaklı artık bir çıkmaza sürüklendikleri için bu sisteme karşı ayaklanmakta. Bu ayaklanmalar Tunus’tan başlayıp, Libya, Mısır ve Suriye alanlarına kadar sıçradı. Reber Apo’nun Ortadoğu üzerindeki felsefesi Ortadoğu halkları üzerinde bir etki yaratması ve kapitalist, emperyalist güçlere karşı ayaklanan Ortadoğu halkı kapitalist sisteme karşı bir isyan girişiminde bulundu. Aynı zamanda kapitalist sistem içerisinde çelişkileri ve çıkarları doğrultusunda hareket eden güçler hep bir kargaşa içerisindeler. Hem Ortadoğu’ya hem de halkların iradelerine müdahale eden güçler, Ortadoğu’yu bir krize sürüklerken, halkların iradesine müdahale edip, halkların öncüleriyle beraber Ortadoğu’daki halklara soykırım politikasını uygulamakta. 3’üncü Dünya Savaşı’nı kendi çıkarları doğrultusunda kullanmak için emperyalist güçler birbirleriyle bir kargaşa içindeyken aynı zamanda da ortaklaştıkları alanlarda oluyor. Ortadoğu’da stratejik bir rolde olan iki devlet var. Bunlardan biri Türkiye diğeri de İran’dır. İran devleti kendi İslami sistemini korumak ve varlığını sürdürmek için çabalarken, Türkiye’de uluslararası ve NATO devletlerinden aldığı misyona sahip çıkmak ve yeni bir Osmanlı sistemi için kendi hegemonyasını oluşturma çabasındadır. Bunun için Türkiye, Ortadoğu’da bulunan bütün sistemleri kendi doğrultusunda yönetmek için el atmakta. Türkiye sistemine karşı savaşan tek güç Özgürlük Hareketidir. Bunun içinde Türkiye hem Özgürlük Hareketine saldırmakta hem de Ortadoğu’da oluşan siyasi boşluktan faydalanarak, 3’üncü Dünya Savaşı’ndan karlı çıkmak ve diğer devletlerle yaptıkları pazarlıklar karşısında güçlü olmak için çabalamakta. Ortadoğu şuan bir Volkan gibidir. 
 
*ABD’de Joe Biden dönemi başladı. Ortadoğu’daki dengeleri bu durum nasıl etkiler? Kürtler açısından nasıl bir değişim yaşanır?
 
Amerika çift yönlü bir siyaseti oynamakta. Birincisi Özgürlük hareketi ve Rojava’da elde edilen kazanımları ortadan kaldırmak, İkincisi de Ortadoğu’daki çıkarlarda en büyük pay sahibi olmadır. Trump, Amerika siyasetine büyük zararlar verdi. Fakat şunu da söylemek lazım Amerika’nın belirli bir stratejisi var. Kim yönetimde yer alırsa alsın o stratejiye göre hareket etmek zorunda. Fakat Trump’ın yönettiği siyaset Amerika’nın itibarını zedeledi. Rojava devrimiyle kazandığı itibarını Suriye’de yürüttüğü siyaset ile kaybetti.
 
Bunun nedeni de Türkiye devletiyle yaptığı ortaklık ve Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye alanlarına dönük yaptıkları saldırılarla hem Türkiye’nin kirli politikaları ve faşizmini ortaya çıkartırken, Amerika’nın da siyasetini teşhir ederek itibarsızlaştırdı. Amerikan’nın İran ve diğer ülke politikaları üzerinde yürüttükleri siyasetleri daraldı. Aynı zamanda hem Amerika yönetiminde yer alan hem de Amerika halkı arasında yürüttükleri siyaset sorun oldu. Joe Biden görevi devralacağı zaman Kongre binasına yönelik yapılan saldırı, Trump’ın Amerika siyasetini ne kadar daralttığını gösteriyor. Trump Amerikan’ın stratejisine göre de bazı çalışmaları oldu. Filistin sorunu Ortadoğu’da öncelikli bir sorundu. Trump yürüttüğü siyasetle Filistin ve Arap devletleri arasında bir ilişkinin olmasını sağladı. İsrail, Filistin arasındaki sorun Joe Biden döneminde de devam edecek. Ortadoğu için çok farklı gelişmeler olmayacak çünkü Amerikan’ın zaten belirli bir stratejisi var. Trump döneminde yapılamayan veya Amerikan’ın itibarını zedeleyen siyasi politikalar belki düzeltilmeye çalışılır. Joe Biden’in siyaseti Trump siyasetine göre biraz daha farklı olabilir. Büyük bir ihtimalle daha yumuşak bir siyaset yapısına sahip olacak. DAİŞ çetelerine karşı QSD güçleriyle yaptıkları antlaşmalarda belki bir değişim olur. 41 yıldır direnen ve büyük kazanımlar elde eden Kürt halkı ancak inandıkları felsefe temelinde varlıklarını sürdürebilirler. Kürtler elde ettikleri kazanımları korudukça yeni gelişen siyasette yer alabilirler. 
 
Ulus devletler Ortadoğu’da iflas etti
 
Reber Apo Kürtler üzerinde, devletlerin yürüttüğü politikaları dile getirmişti. Kürt halkını küçük bir devlet yapısıyla tatmin etmek ve Ortadoğu’da yer alan halklarla Kürt çelişkisi yaratıp, Kürtleri her zaman bitmeyen sorunlarla yüz yüze bırakmak istediklerini belirtmişti. Uluslararası devletler de milliyetçi bir devlet yapısının oluşmasında ısrarlılar. Bu strateji çizgisi de Kürtleri büyük katliam ve soykırımlarla yüz yüze getirecek. Bu milliyetçi çizgi karşısında Kürtler, özgür bir Kürt ve halkların birliğinin oluşması için Demokratik konfederalizm sistemini oluşturmakta ısrarlılar. 
 
Ulus devletler Ortadoğu’da iflas etti. Halklara bir cevap olamadı. Kürtler içinde bir faydası olamayacak, aksine Kürtler bir aktör haline gelip hep savaşlarla yüz yüze kalacak. Bunun için Özerk Yönetim sistemi çerçevesinde demokratik bir ulus yapısını oluşturmakta ısrarlıyız.  Amerikan’ın yeni siyasi politikasında Kürtler için bir yer olacak. Bu yerin olması içinde yeni gelişen politikalara karşı duyarlı olmalıyız ve nasıl yaklaşmamız gerektiğini bilmeliyiz. 
 
*Ortadoğu ve Kuzey ve Doğu Suriye’de yürütülen siyasette kadınlar nasıl bir rol ve misyona sahip. Ne kadar öncülük yapıyor ve ne kadar söz sahibi?
 
Kürt Özgür Kadın Hareketinin gelişmesiyle, Ortadoğu ve Dünya genelinde kadınlar bu hareketten etkilenerek kendi kimlik ve iradelerine sahip çıkmak için büyük mücadele verdi. Bu da hem dünya siyasetini hem de Ortadoğu siyasetini etkiledi. Şunun inancındayız ki kadınlar 21’inci yüzyılda karar alma mekanizmalarında yerini garantileyecek. Kuzey ve Doğu Suriye’de Özerk Yönetim sistemleriyle beraber eşbaşkanlık sisteminin oluşması ve yönetimin yüzde 50’sinde kadınların yer alması dünyada bir etki yarattı. Eşbaşkanlık sistemiyle kadınlar mücadele alanlarını büyüttüler. Buda dünya genelinde büyük bir etki yarattı. Hem dünya genelinde hem de Ortadoğu’da oluşacak değişim ve dönüşümlerde kadınlar büyük rol oynayacaklar. Hem siyasi anlamda hem de kendi kimliklerini elde etmekte büyük rolleri olacak. Onun için de eşbaşkanlık sistemi bütün dünya için bir modeldir. Bu sistem dünya genelinde yerini bulması için kadınları büyük bir oranda etkiledi. Kapitalist sistemin yarattığı toplum bugün kadınların mücadelesi ile çözüldü. Toplumsal ve demokratik bir sistem oluştu. Dünya ve Ortadoğu siyasetinde kadının temel dayanağı olan eşbaşkanlık sistemi, kadınlar öncülüğünde oluşan demokratik sisteme dayanmaktadır. 
 
*Ortadoğu’daki siyaset hangi temeller üzerinde ve nasıl yürütülmelidir?
 
Ortadoğu’da yaşanan krizler demokratik bir sistem temelinde çözüme ulaşmazsa, sorunlar ve krizler bitmeyecek. Reber Apo’nun da dediği gibi Ortadoğu’daki krizlerin çözülebilmesi için tek yol demokrasi yoludur. Ortadoğu’da yaşayan birçok halk demokrasi sistemini benimsemiş ve kabul etmiştir. Çünkü demokratik ulus sistemi bütün halklara hitap etmekte ve haklarını, kimliklerini, ana dillerini demokratik ulus sisteminde görmektedir. Onun içinde görüşüm demokratik bir sistem oluşmadan Ortadoğu krizleri bitmeyecek. Şuanda Ortadoğu’da yaşayan halklar tarihi ve varlığını sürdürmek için büyük bir direnişin içinde. Rojava’da gerçekleşen kadın devrimiyle beraber, dünya genelinde bir değişim oldu ve Rojava’da inşa ettiğimiz sistem milyonların gönlünde yer edindi. Ortadoğu bütün halkların içinde barındığı mozaik bir toplum şeklidir. Ne faşist sistem yapıları ne diktatör sistem ne de egemenlikli devlet yapılanmaları bu mozaiği bozamayacaklar. Ortadoğu’nun kaderini değiştirecek tek sistem yapısı demokratik sistemdir. Bunun içinde kadınlar ve gençler öncüdür. İnanıyoruz ki bu krizin ömrü uzasa da sonunda demokratik sistem yapısı kazanacaktır.